‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/8849 K.2018/11030

Esas No: 2017/8849 · Karar No: 2018/11030 · Karar Tarihi: 26.12.2018
Özet: 1. Uyuşmazlık, 6111 sayılı yasalardan yararlanarak kamu zararını taksitli ödeyen sanığın, vergi usul kanununa muhalefet suçu nedeniyle karşılaştığı yasal sorumluluklar ve temyiz itirazları hakkındadır. 2. Mahkeme, sanığın hakları kapsamında yapılan temyiz itirazlarını önermesiyle ilgili 5320 sayılı yasa ve ilgili yasal düzenlemelere göre kararı bozan 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesine dayanarak 26.12.2018 tarihli kararla hükmü bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa muhalefet

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5271 sayılı CMK'nin 231/9 madde ve fıkrasının “Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getirmediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir” hükmünü içermesi, sanığın 6111 sayılı yasadan yararlanarak taksitler halinde kamu zararını gidermeye devam ettiğinin anlaşılması karşısında, kanaat oluşması nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231/9 madde ve fıkrası doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceği gözetilmeden, “... zararın tam karşılanmadığı” şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-) Kendini vekille temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
b-) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından hiçbir şekilde uygulanamayacağı, kendi altsoyu dışında kalan kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.12.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?