Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/6172 K.2018/4465
Özet: (1) Sanıklar, 23 adet abone sözleşmesini sahte olarak düzenleyerek özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edildi; (2) Mahkeme, 19 Şubat 2014 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6518 sayılı Kanun ve Elektronik Haberleşme Kanunu’na göre belgenin sahte olduğu sonucuna vardığı ve sanıkların cezai sorumluluğunu belirledi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Katılan ... adına sahte olarak 23 adet abonelik sözleşmesi düzenlenmesi eylemi nedeniyle sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; ... Telekom yetkilisi sanık ...’in aşamalardaki beyanlarında, üst bayi olduğunu, alt bayilerden gelen sözleşmeleri aktif hale getirdiklerini, bu sebeple son kullanıcıyı tanımadıklarını savunması, ... İletişim yetkilisi olan sanık ...’nun da iddianamede sahte düzenlendiği iddia olunan bir adet abonelik sözleşmesi üzerinde kaşe ve imzasının bulunmadığını, belgeleri hazırlayıp üst bayi olan ... Telekom’a gönderdiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemesi ve sanıklar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, suça konu belgeler üzerindeki imzanın aidiyeti bakımından belge asıllarının getirtilerek, sanıkların imza ve yazılarının temini ile bilirkişi incelemesi yaptırılması, bu sözleşmelerin hangi bayide düzenlenip, hangisinde aktivasyon işlemlerinin yapıldığı ... İletişim A.Ş.'den sorulup araştırıldıktan sonra, sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi ve suçların sübutu halinde, hükümden önce 19.02.2014 tarih 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek ve değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanıklara ön ödeme önerisinde bulunulduktan sonra sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Katılan ... adına sahte olarak 23 adet abonelik sözleşmesi düzenlenmesi eylemi nedeniyle sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; ... Telekom yetkilisi sanık ...’in aşamalardaki beyanlarında, üst bayi olduğunu, alt bayilerden gelen sözleşmeleri aktif hale getirdiklerini, bu sebeple son kullanıcıyı tanımadıklarını savunması, ... İletişim yetkilisi olan sanık ...’nun da iddianamede sahte düzenlendiği iddia olunan bir adet abonelik sözleşmesi üzerinde kaşe ve imzasının bulunmadığını, belgeleri hazırlayıp üst bayi olan ... Telekom’a gönderdiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemesi ve sanıklar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, suça konu belgeler üzerindeki imzanın aidiyeti bakımından belge asıllarının getirtilerek, sanıkların imza ve yazılarının temini ile bilirkişi incelemesi yaptırılması, bu sözleşmelerin hangi bayide düzenlenip, hangisinde aktivasyon işlemlerinin yapıldığı ... İletişim A.Ş.'den sorulup araştırıldıktan sonra, sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi ve suçların sübutu halinde, hükümden önce 19.02.2014 tarih 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek ve değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanıklara ön ödeme önerisinde bulunulduktan sonra sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.