Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/4633 K.2018/446
Özet: Mahkeme, K. K. K. K. nın, 5237 sayılı TCK 53. maddesi ve 5320 sayılı Yasanın 8./1. maddesi kapsamındaki yargı kararlarının iptali gerekçesiyle 1412 sayılı CMUK 321. maddeye dayanarak, 18.01.2018 tarihli oybirliği kararla, incelenmesi gereken belge asıllarının bulunmaması nedeniyle sorunu çözilemediği de, 2020/7 S/285 7 N/22 adetinde hakkındaki başvuruyu kabul ederek, cemaatin görevini bozarak boşanmakla sonuçlandı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-Dosya içerisinde suça konu sahte olduğu iddia ve kabul edilen iş göremezlik raporlarının aslı bulunmayıp ilgili kurumdan fotokopilerinin gönderildiği, asıllarının olmadığı anlaşılmakla, mahkemece suça konu raporların asıllarının bulunup bulunmadığı sanıktan ve ilgili kurumdan sorulması, varsa asıllarının temin edilip adli emanete alınması, belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, belge asıllarının duruşmada incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve aldatma yeteneği bulunup bulunmadığı yönünde gözlemde bulunulması, denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması; asıllarının bulunmaması halinde ise fotokopi belgelerin iğfal kabiliyetine haiz olmayacağı gözetilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı;
2-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.01.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-Dosya içerisinde suça konu sahte olduğu iddia ve kabul edilen iş göremezlik raporlarının aslı bulunmayıp ilgili kurumdan fotokopilerinin gönderildiği, asıllarının olmadığı anlaşılmakla, mahkemece suça konu raporların asıllarının bulunup bulunmadığı sanıktan ve ilgili kurumdan sorulması, varsa asıllarının temin edilip adli emanete alınması, belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, belge asıllarının duruşmada incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve aldatma yeteneği bulunup bulunmadığı yönünde gözlemde bulunulması, denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması; asıllarının bulunmaması halinde ise fotokopi belgelerin iğfal kabiliyetine haiz olmayacağı gözetilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı;
2-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.01.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.