‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/2185 K.2018/776

Esas No: 2017/2185 · Karar No: 2018/776 · Karar Tarihi: 01.02.2018
Özet: Uyuşmazlık, 2006 takvim yılında sahte fatura kullanarak vergi usul kanununa muhalefet sanığı Teşkilatında açıklandı; mahkeme, hem sanığın hem de temsilcinin temyiz itirazlarını değerlendirerek 5290 sayılı yasa ve 1412 sayılı CMUK hükümleri çerçevesinde cezayı bozmaya karar verdi. Mahkeme, 01.02.2018 tarihinde oybirliği ile sanık hakkında açılan kamu davasını süresince düşürdü ve cezai işlem sonucunu bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet

HÜKÜM: Mahkumiyet

I-Sanık hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Bozma üzerine, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1-Sanık hakkında kurulan 29.11.2011 tarih ve 2011/29-407 esas ve karar sayılı ilk mahkumiyet hükmünün Dairemizin 11.06.2014 tarih ve 2012/27738-2014/11454 Esas/Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında, suçun subutu halinde 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı da gözetilmek suretiyle aynı takvim yılında birden fazla sahte fatura kullanılması nedeniyle TCK'nın 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirtilmiş olması karşısında, sanık hakkında bozmaya uymak suretiyle TCK'nın 61. maddesi uyarınca tayin edilen temel cezadan öncelikle TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılması, akabinde aynı Yasanın 62. maddesi uyarınca indirim uygulanması ile belirlenen cezanın bozma öncesi tayin edilen sonuç cezadan fazla olması halinde, cezanın 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince bozmadan önceki ceza miktarına indirilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın mahkumiyetine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan hazine lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunmaması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nın 43 ve 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine “Sanığın bir suç işleme kararı kapsamında kanunun aynı hükmünü birden fazla kez ihlal ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca cezasından ¼ oranında arttırım yapılarak 22 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına”, “5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince sanığın cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 18 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ve "katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.800 TL vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılana verilmesine" paragraflarının eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan verilen hükme yönelik sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Sanığa yüklenen "2005 takvim yılında sahte fatura kullanmak" suçunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b-1 maddesindeki cezasının üst sınırına göre tabi olduğu 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları üzerine, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 01.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?