Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/1987 K.2019/4284
Özet: (1) Mahkeme, mücadeledeki temel uyuşmazlık olarak sanığın resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşup oluşmadığını ve bu beyanın kimlik başına bağlı olup olmadığını değerlendiriyor. (2) Mahkeme, sanığın eyleminin TCK 206/1. maddesi uyarınca suç oluşturmadığını, ancak Kabahatler Kanunu 40/1. maddesi çerçevesinde kimlikle ilgili gerçeğe aykırı beyan yaptığını tespit ederek, idari para cezası yerine 2022 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca hesaplama cezasının ödenmesini ve cezanın 20/1. maddesi gereği uygulanmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
TCK'nin 206. maddesindeki "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
Somut olayda; sanığın kolluk görevlilerince durumundan şüphelenilerek durdurulduğu ve kimliği sorulduğunda ...'a ait gerçek nüfus cüzdanını ibraz ettiği ancak fotoğrafın sanığa benzememesi nedeniyle yapılan görüşmede sanığın gerçek kimlik bilgilerini açıkladığı olayda, sanık hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, kimliği kullanılan ... adına düzenlenmiş herhangi bir belge bulunmaması nedeniyle TCK'nin 206/1. maddesinde tanımlanan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun" oluşmadığı, sanığın eyleminin ... sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı ... sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken ... sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak sanığın eylemine uyan ... sayılı Kanun’un 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre, ... sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/2-c maddesinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 07.10.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK'nin 322 ve Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, Kabahatler Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 02.05.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
TCK'nin 206. maddesindeki "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
Somut olayda; sanığın kolluk görevlilerince durumundan şüphelenilerek durdurulduğu ve kimliği sorulduğunda ...'a ait gerçek nüfus cüzdanını ibraz ettiği ancak fotoğrafın sanığa benzememesi nedeniyle yapılan görüşmede sanığın gerçek kimlik bilgilerini açıkladığı olayda, sanık hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, kimliği kullanılan ... adına düzenlenmiş herhangi bir belge bulunmaması nedeniyle TCK'nin 206/1. maddesinde tanımlanan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun" oluşmadığı, sanığın eyleminin ... sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı ... sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken ... sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak sanığın eylemine uyan ... sayılı Kanun’un 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre, ... sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/2-c maddesinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 07.10.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK'nin 322 ve Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, Kabahatler Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 02.05.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.