Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Vergi Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/15049 K.2018/11080
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 10.11.2006 tarihli fatura nedeniyle suç tarihinin 21.12.2006 olduğuna karar verip, 5237 sayılı TCİK’in 66/1‑e ve 67/4 maddeleri uyarınca zamanaşımının gerçekleşmesini, 1412 sayılı CMUK’ın 321. maddesiyle ki bu hususun yeniden yargılama gerektirmediğini, 322. maddesiyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine evriyen, 26.12.2018’de oy birliğiyle karar veren mahkeme, sanığa KDV usul kanununa muhalefet suçundan mahkumiyet belirtti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
KDV indiriminde kullanılan son faturanın 10.11.2006 tarihli olması nedeniyle suç tarihinin 21.12.2006 olduğu dikkate alınarak, gerekçeli karar başlığına "2006" şeklinde eksik yazılan suç tarihinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığa atılı “sahte fatura kullanma” suçunun yasada öngörülen cezasının üst sınırına göre, tabi olduğu 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 26.12.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
KDV indiriminde kullanılan son faturanın 10.11.2006 tarihli olması nedeniyle suç tarihinin 21.12.2006 olduğu dikkate alınarak, gerekçeli karar başlığına "2006" şeklinde eksik yazılan suç tarihinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığa atılı “sahte fatura kullanma” suçunun yasada öngörülen cezasının üst sınırına göre, tabi olduğu 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 26.12.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.