Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/15048 K.2018/4983
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 15.04.2010 iddianamesi ve 13.04.2009 mühür bozma tutanağına dayanarak açılan mahkemeler arasında aynı olay için birden fazla dava açılması ve dosyanın mükerrer kabul edilmesine ilişkin. (2) Mahkeme, sanığın zincirleme şekilde işlenmiş mühür bozma suçunun tek bir olay olarak değerlendirildiğini belirterek, katılan vekilin temyiz itirazlarını reddederek, belgede anlatılan tüm kurallara göre kararını 24.05.2018 tarihli oybirliği kararla uyguladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Ret
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında 15.04.2010 tarihli iddianame ile 13.04.2009 tarihli mühür bozma tutanağı esas alınarak dava açıldığı, sanık hakkında aynı yer ile ilgili Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinde ise 29.01.2009 ve 02.03.2009 tarihli tutanaklar nedeniyle ayrı dava açıldığı, incelemeye konu dosyanın bu dosya nedeniyle mükerrer olduğu kabulü ile red kararı verildiği anlaşılmakla; her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise ayrı suçu oluşturacağı, aynı tutanak için birden fazla dava açılması durumunda davaların mükerrer kabul edilebileceği, ancak zincirleme suçu oluşturan eylemler nedeniyle teselsülü oluşturan bir eylem hakkında mükerrer olması nedeniyle red veya farklı bir karar verilmesi, teselsülü oluşturan diğer suçların suç vasfını ortadan kaldırmayacağı; ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.03.2016 gün ve 2014/847 E. 2016/128 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere, suçların zincirleme biçimde işlendiğinin tespit edilmesi ve mühür bozma tutanaklarından biri ya da birkaçı bakımından mahkumiyet hükmü verilmiş ise, eldeki diğer tutanak için zincirleme suç hükümleri uygulanarak, diğer tutanaklar bakımından açılan davalarda verilen cezanın mahsup edilmesi suretiyle hüküm verilmesi gerekeceği, şayet diğer davalarda zincirleme hükümlerin uygulandığı tespit edilmiş ise teselsülü oluşturan eldeki tutanak bakımından, zincirleme suç hükümleri uygulanırken arttırım oranının daha da yükseltilerek uygulanması ve sonrasında önceki hükmün mahsubu ile sonuç cezanın belirlenmesi gerekeceği cihetle; incelenen dosya ile Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/712 Esas sayılı dava dosyasına konu eylemin zincirleme şekilde işlenmiş mühür bozma suçunu oluşturup, teselsüle esas olan incelemeye konu bu tutanak ile mükerrer olmadığı, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/712 Esas sayılı dava dosyası ile mükerrer olduğundan bahisle red kararı verilmiş ise de, incelemeye konu dosya bakımından ceza verilmesine engel teşkil etmeyeceği, suça konu tutanakların iddianame tarihlerine kadar bütün halinde zincirleme olarak işlenmiş tek mühür bozma suçunu oluşturacağı hususu ve yukarıda anlatılan ilkeler de değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Ret
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında 15.04.2010 tarihli iddianame ile 13.04.2009 tarihli mühür bozma tutanağı esas alınarak dava açıldığı, sanık hakkında aynı yer ile ilgili Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinde ise 29.01.2009 ve 02.03.2009 tarihli tutanaklar nedeniyle ayrı dava açıldığı, incelemeye konu dosyanın bu dosya nedeniyle mükerrer olduğu kabulü ile red kararı verildiği anlaşılmakla; her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise ayrı suçu oluşturacağı, aynı tutanak için birden fazla dava açılması durumunda davaların mükerrer kabul edilebileceği, ancak zincirleme suçu oluşturan eylemler nedeniyle teselsülü oluşturan bir eylem hakkında mükerrer olması nedeniyle red veya farklı bir karar verilmesi, teselsülü oluşturan diğer suçların suç vasfını ortadan kaldırmayacağı; ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.03.2016 gün ve 2014/847 E. 2016/128 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere, suçların zincirleme biçimde işlendiğinin tespit edilmesi ve mühür bozma tutanaklarından biri ya da birkaçı bakımından mahkumiyet hükmü verilmiş ise, eldeki diğer tutanak için zincirleme suç hükümleri uygulanarak, diğer tutanaklar bakımından açılan davalarda verilen cezanın mahsup edilmesi suretiyle hüküm verilmesi gerekeceği, şayet diğer davalarda zincirleme hükümlerin uygulandığı tespit edilmiş ise teselsülü oluşturan eldeki tutanak bakımından, zincirleme suç hükümleri uygulanırken arttırım oranının daha da yükseltilerek uygulanması ve sonrasında önceki hükmün mahsubu ile sonuç cezanın belirlenmesi gerekeceği cihetle; incelenen dosya ile Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/712 Esas sayılı dava dosyasına konu eylemin zincirleme şekilde işlenmiş mühür bozma suçunu oluşturup, teselsüle esas olan incelemeye konu bu tutanak ile mükerrer olmadığı, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/712 Esas sayılı dava dosyası ile mükerrer olduğundan bahisle red kararı verilmiş ise de, incelemeye konu dosya bakımından ceza verilmesine engel teşkil etmeyeceği, suça konu tutanakların iddianame tarihlerine kadar bütün halinde zincirleme olarak işlenmiş tek mühür bozma suçunu oluşturacağı hususu ve yukarıda anlatılan ilkeler de değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.