‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/990 K.2018/6243

Esas No: 2016/990 · Karar No: 2018/6243 · Karar Tarihi: 05.07.2018
Özet: (1) Üç sanık, bir başkasının kimlik bilgilerini içeren bireysel belgeleri kullanarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın sürücü adayları sınavına sahte ücreti imzalayarak özel belgede sahtecilik suçundan suçlanıyordu. (2) Mahkeme, sınav kağıdının baştan itibaren sahte olduğu ve başka belge düzenlenmediği gerekçesiyle 5237 sayılı Ceza Kanunu’na göre özel belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığını belirterek sanıkları beraat etti ve işleme idari para cezası konulmadığını kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik

HÜKÜM: Sanıkların Beraatine

Suç tarihinde sanıklar ..., ..., ... ve ...'nun, diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'e ait üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmayan nüfus cüzdanlarını kullanmak suretiyle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen Motorlu Taşıt Sürücü Adayları sınavına girerek, suça konu cevap kağıtlarını yerine girdikleri sanıkların kimlik bilgilerini yazarak imzaladıkları iddiasıyla sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan davada; soruların cevaplanmasına geçilmeden görevlilerce durumun fark edilerek olayın tutanağa bağlanması karşısında, suça konu sınav cevap kağıdı belgesinin baştan itibaren görevlilerce içeriği itibarıyla sahte olduğunun bilinmesi nedeniyle hukuki sonuç doğurmaya elverişli bulunmadığı ve dosya kapsamına göre de görevlilerce ya da sanıklarca başkaca herhangi bir belgenin düzenlenmemiş olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 207/1. maddesi kapsamında “özel belgede sahtecilik” suçu unsurları itibarıyla oluşmamakla birlikte, fiilin 5236 sayılı Kabahatler Kanunu 40. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak sanıkların lehine bulunan ve eylemine uyan 5326

sayılı Kanunun 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre aynı Kanunun 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının eylemin işlendiği 02.02.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK’nın 322 ve Kabahatler Kanununun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, Kabahatler Kanununun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 05.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?