Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/9507 K.2018/4551
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması ve resmi belgede sahtecilik suçlarıdır; mahkeme, delillerin incelemesi sonucunda bu suçlardan mahkumiyet kararı vermiştir. Mahkeme ayrıca, ilgili yasa hükümleri ve önceki kararları dikkate alarak hem kimlik kullanımına hem de sahte belgelerle ilgili suçlamalara ilişkin mahkumiyeti teyit etmiş ve temyiz itirazlarını reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
I. Sanık hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan verilen karara yönelik incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karara yönelik incelemede;
Sanık hakkında, parada sahtecilik suçunu işlediği şüphesiyle yakalandığında polis memurlarına kardeşi ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle; aslı ele geçirilemeyen belgelerde, mahkemece söz konusu belgenin objektif olarak aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması karşısında, sanığın unsurları subüt bulmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 15.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
I. Sanık hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan verilen karara yönelik incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karara yönelik incelemede;
Sanık hakkında, parada sahtecilik suçunu işlediği şüphesiyle yakalandığında polis memurlarına kardeşi ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle; aslı ele geçirilemeyen belgelerde, mahkemece söz konusu belgenin objektif olarak aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması karşısında, sanığın unsurları subüt bulmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 15.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.