Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/7242 K.2019/7003
Özet: Beraat, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından "defter ve belge ibraz etmeme" suçunun 213 sayılı VUK 359/a-2. maddesi uyarınca 8 yıl ceza sınırı belirlendiği, 5237 sayılı TCK 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli dava zaman aşımının sanığın 12.04.2011 sorgusundan itibaren sürdüğü, temyiz incelendikten sonra 5320 sayılı Kanun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK 321. madde uyarınca dekretli hükmün BOZULURVE 5271 sayılı CMK 223/8 maddesinde sanık hakkındaki kamu davası zaman aşımına uğrayarak DÜŞMESİNİ verir, 07.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verilen karar bozulur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Defter ve belge ibraz etmeme
HÜKÜM: Beraat
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanığa yüklenen "defter ve belge ibraz etmeme" suçunun 213 sayılı VUK‘nin 359/a-2. maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 12.04.2011 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu konuda aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 07.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Defter ve belge ibraz etmeme
HÜKÜM: Beraat
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanığa yüklenen "defter ve belge ibraz etmeme" suçunun 213 sayılı VUK‘nin 359/a-2. maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 12.04.2011 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu konuda aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 07.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.