‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/5518 K.2019/5254

Esas No: 2016/5518 · Karar No: 2019/5254 · Karar Tarihi: 17.06.2019
Özet: Uyuşmazlık, 2008 yılında sahte fatura düzenleme suçundan yargılanan sanığın, hem sanığın suç unsurlarının hem de temyiz ile ilgili vekalet ücretinin yeterli şekilde incelenmemesi nedeniyle mahkumiyet kararının haksız olduğu meseleyi içeriyor. Mahkeme, eksik araştırma ve prosedürel hataları nedeniyle 2019 kararını bozdurarak, sanığın cezai haklarını saklatarak yeni bir karara karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet

HÜKÜM: Mahkumiyet

Sanık hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü nedeniyle, katılan vekilinin temyiz talebinin vekalet ücreti verilmesine yönelik; sanığın temyiz talebinin ise hükmün esasına yönelik olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.

1- Sanığın suçlara konu olan POS cihazı ile yapılan harcamaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını savunması nedeniyle, suçun unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için;
a- Sanık hakkında tefecilik suçu yönünden açılmış dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, bu davayla ilgili belgelerin örneklerinin dosya içine konulması,
b- Sanığın, 2008 takvim yılında kredi kartlarını kullandığı kişilerin tespiti ile kanaat oluşturacak sayıda kişinin CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sanıktan gerçekten faturalarda yazılı emtiayı alıp almadıklarının sorulması,
c- Gerektiğinde faturaların, gerçek kontör satımına ilişkin olup olmadığının belirlenmesi yönünden, sanığın satımını yaptığını söylediği kontörlerle ilgili kayıtları getirtilerek, yeterli kontör girişi olup olmadığı, alım ve satım miktarlarının uygunluğu yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Aynı takvim yılında birden fazla sahte belge düzenlediği kabul edilen sanık hakkında TCK'nin 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Sanığın mahkûmiyetine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunmaması,
c- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 17.06.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?