Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/3898 K.2018/8253
Özet: İçtihat Metni Mahkemesi, 2016/3898 E. ve 2018/8253 K. davalarında, sanığın defter ve belgeleri ibraz etmemesi suçunun hükmünü mahkumiyet olarak belirlerken, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK’ın 321. maddesi uyarınca kararını 23.10.2018’da oy birliğiyle bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Defter ve belgeleri ibraz etmemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Tekerrüre esas alınan ilama konu karşılıksız çek keşide etme suçu, hükümden sonra 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince kabahate dönüştüğünden, tekerrür hükümleri yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
2) Kabule göre de;
a) Kendini vekille temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Defter ve belgeleri ibraz etmemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Tekerrüre esas alınan ilama konu karşılıksız çek keşide etme suçu, hükümden sonra 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince kabahate dönüştüğünden, tekerrür hükümleri yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
2) Kabule göre de;
a) Kendini vekille temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.