‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/3843 K.2018/4753

Esas No: 2016/3843 · Karar No: 2018/4753 · Karar Tarihi: 21.05.2018
Özet: 1) Mahkeme, Maden Sanayi Tic. A.Ş.’nın 2004 ve 2005 defter ve belgelerinin yasal sürede ibraz edilmemesi sebebiyle açılan vergi usul kanunu karşıtlığı davasında sanığın şirket yönetim kurulu başkanlığı ve metmeyi tespit etti. 2) Mahkeme, sanığın belirttiği istifadan sonra belge ibrazından sorumlu olmadığını kabul ederek, mahkumiyet kararı yerine beraat kararına hatırı sayılır, bu karar 21.05.2018 tarihli oybirliği kararıyla bozuldu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa muhalefet

HÜKÜM: Mahkumiyet

Sanıklar hakkında yönetim kurulu başkan ve üyesi oldukları ... Maden Sanayi Tic. A.Ş. adlı mükellefin 2004 ve 2005 takvim yıllarına ait defter ve belgelerini vergi incelemesi amacıyla yasal süresi içerisinde ibraz etmediklerinden bahisle açılan kamu davasında;
1- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın savunmasında; yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı şirkete ait hisseleri 15.06.2003 tarihinde devrettiğini, 18.07.2003 tarihinde de şirket yönetim kurulu başkanlığından istifa ettiğini, 2004 ve 2005 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin ibrazı hususunda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan etmesi, dosya içerisinde mevcut 18.07.2003 tarihli istifa dilekçesi, 15.07.2003 tarih ve 9 sayılı ile 18.07.2003 tarih ve 10 sayılı şirket kararlarının bulunduğu karar defteri suretleri ve 15.06.2003 tarihli devir ve kabul beyannamesinin sanığın savunmasını doğrulamaları karşısında, sanığın defter ve belgelerin ibrazının talep edildiği 15.09.2009 tarihi itibarıyla, 2004 ve 2005 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin ibrazından sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın savunmasında, defter ve belgelerin bulunduğu şirket muhasebecisinin cezaevinde olduğunu, vergi dairesinin talebi sonrası muhasebecinin oğlundan defter ve belgeleri istediklerini ancak kendilerine vermediğini, bu hususta yaptıkları suç duyurusunun Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/38426 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında yürütüldüğünü beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; bahse konu soruşturma dosyası getirtilip incelenerek, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı suretlerinin dosyaya eklenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Her iki sanık yönünden kabule göre de;
a) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c. madde ve bendinde işaret olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmeme suçunda anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında; engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık ... ve adli sicil kaydında geçen 3167 sayılı Kanunun 16/1-3. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlerine ilişkin eylemlerinin 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü anlaşılan sanık ... haklarında, hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesine karar verildiği halde, kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunması ve zarar giderilmediğinden bahisle, yasal olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
b) Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında, defter ve belgelerin ibrazı için tebligatın yapıldığı tarihten itibaren 15 günlük sürenin sonu olan sanık ... yönünden “01.11.2009”, sanık ... yönünden “07.12.2009“ yerine, “2009” olarak eksik yazılması,
c) Adli Emanetin 2009/4224 sırasında kayıtlı tebliğ alındısı asıllarının akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
d) Hükmolunan hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu dışındakiler yönünden uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...‘un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?