Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/2570 K.2019/3228
Özet: Uyuşmazlık, 2010 takvim yılına ilişkin sahte fatura düzenleme ve defter‑ve‑belge gizleme suçlarından sanık hakkında açılan davalardır. Mahkeme, suç unsurlarını dengeli değerlendirmediğini, eksik araştırma yaparak yazılı karar izlediğini belirterek kararın bozulmasını hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Defter ve belge gizleme, sahte fatura düzenleme
HÜKÜM: Beraat
Sanık hakkında 2010 takvim yılına ilişkin sahte fatura kullanma ve defter ve belge ibraz etmeme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden katılan vekilinin temyizinin incelemesi:
A-İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2011 tarih ve 2011/1691 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, 2010 takvim yılına ilişkin “sahte fatura kullanma” suçundan kamu davası açılmış ise de; dosya kapsamında sanık hakkında düzenlenen vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporuna uygun olarak sahte fatura düzenleme suçundan mütalaa verildiği, iddianame kapsamında yer alan “sahte fatura kullanma” suçuna ilişkin olarak sanık hakkında verilmiş bir mütalaa bulunmadığı anlaşıldığından, mahkeme tarafından öncelikle durma kararı verilip, 213 sayılı VUK'nin 367. maddesi gereğince “sahte fatura kullanma” suçundan dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
B-... Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün mükellefi olan sanık 2010 yılına ilişkin defter ve belgeleri 08.10.2010 tarihinde usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen 15 günlük süresi içerisinde ibraz etmemesi nedeniyle “defter ve belge gizleme” suçundan açılan kamu davasında; sanığın, “defter ve belge gizleme” suçunu işlemediğini, şirket ile bir ilgisinin olmadığını adına şirket açanın ... ve... olduğunu şirketin işlerini bu kişilerin idare ettiğini savunması, tanıklar ... ve ...’in de... isimli kişinin gerçek şirket sahibi olduğunu ifade etmeleri karşısında, suç unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
1...’ın CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, sanık hakkında bu konuda açılmış bir dava var ise dosya içerisine alınması ve incelenerek özeti duruşma tutanağına geçirilerek davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması,
2-Vergi dairesinden şirket adına verilen beyannamelerin kim ya da kimler tarafından verildiğinin sorulması,
3-Şirket adına muhasebe işlemlerini yürüten kişi tespit edilerek, CMK'nin 46/1-c. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, fiilen şirketi kimin idare ettiğinin, sanığı tanıyıp tanımadığının sorulması,
4-Mükellef adına irsaliye faturalarını basan ...’un tanık sıfatıyla dinlenmesi, faturaları kime teslim ettiği, sanığı tanıyıp tanımadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyizi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 28.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: Defter ve belge gizleme, sahte fatura düzenleme
HÜKÜM: Beraat
Sanık hakkında 2010 takvim yılına ilişkin sahte fatura kullanma ve defter ve belge ibraz etmeme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden katılan vekilinin temyizinin incelemesi:
A-İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2011 tarih ve 2011/1691 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, 2010 takvim yılına ilişkin “sahte fatura kullanma” suçundan kamu davası açılmış ise de; dosya kapsamında sanık hakkında düzenlenen vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporuna uygun olarak sahte fatura düzenleme suçundan mütalaa verildiği, iddianame kapsamında yer alan “sahte fatura kullanma” suçuna ilişkin olarak sanık hakkında verilmiş bir mütalaa bulunmadığı anlaşıldığından, mahkeme tarafından öncelikle durma kararı verilip, 213 sayılı VUK'nin 367. maddesi gereğince “sahte fatura kullanma” suçundan dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
B-... Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün mükellefi olan sanık 2010 yılına ilişkin defter ve belgeleri 08.10.2010 tarihinde usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen 15 günlük süresi içerisinde ibraz etmemesi nedeniyle “defter ve belge gizleme” suçundan açılan kamu davasında; sanığın, “defter ve belge gizleme” suçunu işlemediğini, şirket ile bir ilgisinin olmadığını adına şirket açanın ... ve... olduğunu şirketin işlerini bu kişilerin idare ettiğini savunması, tanıklar ... ve ...’in de... isimli kişinin gerçek şirket sahibi olduğunu ifade etmeleri karşısında, suç unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
1...’ın CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, sanık hakkında bu konuda açılmış bir dava var ise dosya içerisine alınması ve incelenerek özeti duruşma tutanağına geçirilerek davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması,
2-Vergi dairesinden şirket adına verilen beyannamelerin kim ya da kimler tarafından verildiğinin sorulması,
3-Şirket adına muhasebe işlemlerini yürüten kişi tespit edilerek, CMK'nin 46/1-c. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, fiilen şirketi kimin idare ettiğinin, sanığı tanıyıp tanımadığının sorulması,
4-Mükellef adına irsaliye faturalarını basan ...’un tanık sıfatıyla dinlenmesi, faturaları kime teslim ettiği, sanığı tanıyıp tanımadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyizi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 28.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.