Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Trafik Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/2233 K.2018/3581
Özet: Uyuşmazlık, 15.12.2008 tarihli bir trafik kazasında üst aramasında elde edilen sahte sürücü belgesi ve diğer bir sahte nüfus cüzdanıyla ilgili olarak Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/553/2012/532 dosyasında işlenen resmi belgede sahtecilik suçu üzerinedir. Mahkeme, iki belgeyi tek bir sahtecilik eylemi olarak değerlendirerek sanığı hükümle mükâdemeye karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dairemizin 05.02.2013 tarih, 2011/9872 Esas, 2013/1595 sayılı bozma ilamına uyulmasına rağmen, Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/553 Esas, 2012/532 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 05.05.2008 ve suça konu belgenin sahte nüfus cüzdanı olduğu, iki dosya arasında irtibat bulunmadığından bahisle hüküm kurulduğu anlaşılmakla; sanığın 15.12.2008 gününde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sırasında üst aramasında kardeşi ...'nın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, suça konu sahte sürücü belgesi ile Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/553 Esas, 2012/532 Karar sayılı dosyasında yargılama konusu yapılan nüfus cüzdanının ele geçirildiği anlaşılmakla, 15.12.2008 tarihli olay sırasında aynı anda ele geçirilen suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi yönünden sanığın eylemlerinin, dosya kapsamından belgelerin farklı tarihte düzenlendiklerinin tespit edilebilmesi halinde zincirleme şekilde işlenmiş tek bir resmi evrakta sahtecilik suçunu, aksi halde 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından aynı anda ele geçen suça konu sürücü belgesi ile dava dışı nüfus cüzdanı yönünden sanığın eylemlerinin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilerek, mükerrer yargılamanın önlenmesi bakımından, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyası getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/553 Esas, 2012/532 Karar sayılı dosyası ile temyize konu dosya arasında bağlantı bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı ise de; Uyap sorgulamasında Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/553 Esas, 2012/532 Karar sayılı dosyasının Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 03.02.2016 tarih, 2015/4429 Esas, 2016/874 sayılı kararı ile bozulması üzerine aynı Mahkemenin 2016/137 Esas sırasına kaydedildiği ve 22.09.2016 tarih, 2016/137-417 Esas- Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, kararın 11.10.2016 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 17.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dairemizin 05.02.2013 tarih, 2011/9872 Esas, 2013/1595 sayılı bozma ilamına uyulmasına rağmen, Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/553 Esas, 2012/532 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 05.05.2008 ve suça konu belgenin sahte nüfus cüzdanı olduğu, iki dosya arasında irtibat bulunmadığından bahisle hüküm kurulduğu anlaşılmakla; sanığın 15.12.2008 gününde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sırasında üst aramasında kardeşi ...'nın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, suça konu sahte sürücü belgesi ile Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/553 Esas, 2012/532 Karar sayılı dosyasında yargılama konusu yapılan nüfus cüzdanının ele geçirildiği anlaşılmakla, 15.12.2008 tarihli olay sırasında aynı anda ele geçirilen suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi yönünden sanığın eylemlerinin, dosya kapsamından belgelerin farklı tarihte düzenlendiklerinin tespit edilebilmesi halinde zincirleme şekilde işlenmiş tek bir resmi evrakta sahtecilik suçunu, aksi halde 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından aynı anda ele geçen suça konu sürücü belgesi ile dava dışı nüfus cüzdanı yönünden sanığın eylemlerinin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilerek, mükerrer yargılamanın önlenmesi bakımından, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyası getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/553 Esas, 2012/532 Karar sayılı dosyası ile temyize konu dosya arasında bağlantı bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı ise de; Uyap sorgulamasında Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/553 Esas, 2012/532 Karar sayılı dosyasının Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 03.02.2016 tarih, 2015/4429 Esas, 2016/874 sayılı kararı ile bozulması üzerine aynı Mahkemenin 2016/137 Esas sırasına kaydedildiği ve 22.09.2016 tarih, 2016/137-417 Esas- Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, kararın 11.10.2016 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 17.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.