‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/220 K.2018/1764

Esas No: 2016/220 · Karar No: 2018/1764 · Karar Tarihi: 27.02.2018
Özet: (1) Müzakere konusu, sanıkların resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarıyla ilgili beraat kararlarının temyiz itirazlarının incelenmesidir. (2) Mahkeme, dosya içeriğine uygun şekilde suçun işlenmediğini belirterek tüm temyiz itirazlarını reddedip beraat kararlarını onaylamış, ancak sahtecilik iddiasındaki gerekçeleri yetersiz bulup kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

HÜKÜM: Beraat

1-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazına gelince;
a) Sanığın, şikayetçi ... adına sahte olarak düzenlenen adli emanetin 2009/2240 sırasında kayıtlı 4 adet bonoyu borcuna karşılık katılan firmaya ciro edip verdiği iddiasıyla açılan kamu davasında; katılan tarafından Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2007/10870 Esas sayılı dosyasında icra takibine konulan söz konusu 4 adet bono üzerinde yaptırılan kriminal incelemede borçlu imzalarının söz konusu bonolorda keşideci olarak görünen ...'a ait olmadığının anlaşılması, bononun arka yüzünde ...'a ait şirket kaşesi altında ... adına atılan imzaların sanığın eli ürünü olduğunun tespit edilmesi; sanığın savunmasında söz konusu bonoları yaptığı iş nedeniyle açık kimlik ve adreslerini bilmediği ... ve... isimli kişilerden aldığını ifade etmişse de, suça konu senetlerin ticari iş nedeniyle alındığına yönelik belge sunamaması ve katılan şirketin, sanığın vermiş olduğu iddianame konusu olmayan pek çok senetteki borçlu imzalarının da benzer şekilde senetlerde borçlu olarak görülen kişilere ait olmadığını beyan etmesi karşısında; eyleminin sübut bulduğu dikkate alınarak ve öncelikle belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu bonoların duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilip unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp tartışılarak, belge aslının denetime olanak verecek biçimde dosya içerisinde bulundurulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tartışılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Adli emanetin 2009/2240 sırasında kayıtlı suça konu senetler hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?