Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/11092 K.2018/7834
Özet: Mahkeme, 11.01.2012 tarihli iddianamazla dolandırıcılık suçundan hüküm kurmadı; ancak 08.10.2015 tarihli Anayasa Mahkemesi iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı TG’nin 53. maddesi uyarınca sanığın sahtecilik suçunu ise kabul edip, cezayı azaltıcı sebebi takdir ederek 10.10.2018’de bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahteclik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2012 tarih ve 2012/1002 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan da kamu davası açıldığı, ancak bu suçla ilgili olarak hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de, bu suç nedeniyle Mahkemece ayrıca hüküm kurulması; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu, toplanan deliller gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak; sanığın suçunun sübutu kabul, vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, Başkan Vekili ...’nın tekerrür uygulaması yönünden hükmün bozulması gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oy çokluğu ile 10.10.2018 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin 21.09.2017 tarih ve 2015/9536-2017/5872 sayılı kararına yazdığım karşı oy gerekçemde belirttiğim nedenlerle; sadece para cezasından ibaret mahkûmiyeti TCK'nin 58. maddesinin 6 ve 7. fıkralarının uygulanmasını gerektirecek bir tekerrür oluşturmadığı halde sanık hakkında TCK'nin 58. maddesinin uygulanması yasaya aykırıdır.
Hükmün bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. 10.10.2018
SUÇ: Resmi belgede sahteclik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2012 tarih ve 2012/1002 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan da kamu davası açıldığı, ancak bu suçla ilgili olarak hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de, bu suç nedeniyle Mahkemece ayrıca hüküm kurulması; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu, toplanan deliller gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak; sanığın suçunun sübutu kabul, vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, Başkan Vekili ...’nın tekerrür uygulaması yönünden hükmün bozulması gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oy çokluğu ile 10.10.2018 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin 21.09.2017 tarih ve 2015/9536-2017/5872 sayılı kararına yazdığım karşı oy gerekçemde belirttiğim nedenlerle; sadece para cezasından ibaret mahkûmiyeti TCK'nin 58. maddesinin 6 ve 7. fıkralarının uygulanmasını gerektirecek bir tekerrür oluşturmadığı halde sanık hakkında TCK'nin 58. maddesinin uygulanması yasaya aykırıdır.
Hükmün bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. 10.10.2018
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.