Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/10311 K.2018/9150
Özet: Uyuşmazlık, 2010 yılında sanığa sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararıyla ilgili olarak sanık, müdafii ve katılan kurum vekilinin, avukatlık ücretine ilişkin temyiz talebinin incelenmesiyle oluşmuştur. Mahkeme, CMUK’un 321. maddesine göre kararın bozulmasına karar vererek, 15.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafii ile katılan kurum vekilinin avukatlık ücreti ile sınırlı temyiz talebinin incelenmesi:
1-Birleşen Palu Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/71 Esas sayılı davasının dayanağı olan 21.09.2013 tarih ve 2013/3482 esas numaralı iddianame sanığa okunmadan ve isnat olunan suç yönünden sanığın sorgusu yapılmadan, mahkûmiyetine karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanığın, suça konu olan faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını savunması nedeniyle, suç unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından,
a) Suça konu olan faturaları düzenleyen şirket hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
b) Aynı şirket hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyanın getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
c) Faturaları düzenleyen şirket yetkililerinin, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların verilmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
d) Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için;
aa) Faturayı düzenleyen şirkete ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin; faturaları kullananlara ait yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi,
bb) Daha sonra, faturaları düzenleyen şirket ile kullanan şirket ve kişilerin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabule göre ise;
a) Hükümden sonra 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) Sanığın mahkumiyetine karar verildiği halde kendini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 15.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafii ile katılan kurum vekilinin avukatlık ücreti ile sınırlı temyiz talebinin incelenmesi:
1-Birleşen Palu Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/71 Esas sayılı davasının dayanağı olan 21.09.2013 tarih ve 2013/3482 esas numaralı iddianame sanığa okunmadan ve isnat olunan suç yönünden sanığın sorgusu yapılmadan, mahkûmiyetine karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanığın, suça konu olan faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını savunması nedeniyle, suç unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından,
a) Suça konu olan faturaları düzenleyen şirket hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
b) Aynı şirket hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyanın getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
c) Faturaları düzenleyen şirket yetkililerinin, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların verilmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
d) Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için;
aa) Faturayı düzenleyen şirkete ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin; faturaları kullananlara ait yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi,
bb) Daha sonra, faturaları düzenleyen şirket ile kullanan şirket ve kişilerin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabule göre ise;
a) Hükümden sonra 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) Sanığın mahkumiyetine karar verildiği halde kendini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 15.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.