Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/9032 K.2016/6696
Özet: Mahkeme, Mühür Bozma suçunu işlediği gerekçesiyle öne sürülen delillerin gerekçeli olarak yeterli bulunmadığını, hukuki gerekçelerin hatalı olduğunu ve 5320 sayılı Kanun uyarınca 1412 sayılı CMUK 321. maddeye göre kararın bozulmasına hükmederek 03.10.2016 tarihli oybirliği ile karar verd.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Beraat 30.09.2013 tarihinde özelleştirilen ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin, mühürleme tarihinde Anayasa ve Kanuna dayalı kamusal yetkiyi kullanan bir makam olması nedeniyle, usulüne uygun bir mühürleme işleminin yapılması ve mührün bozulması halinde atılı suçun oluşacağı cihetle; sanığın “... tedaş görevlileri geldi elektriği kestiler ve tutanak tuttular, gidin müracaatınızı yapın abone olun dediler, bende müracaat ettim ve aboneliği üzerimize aldık, o süre içerisinde dükkanda bulunmadım, dükkanın asıl çalıştıranı ...'dir, ben çalışan bir elemanım...” şeklindeki savunması, tanık ...'in “Sanık, benim marketimde çalışandır, benim olmadığım zamanlarda sanık markete bakar, elektrik sayacı mühürlendiğinde ben markette yoktum, olmadığım zaman ... ve ... marketteydi, marketteki malzemelerin bozulmaması için ... kesilen elektriği açıp kullanmaya başlamıştır...” şeklindeki beyanı karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, ...'un tanık sıfatıyla dinlenmesi, suç tarihinde işyeri ve elektrik aboneliğinin kimin adına kayıtlı olduğunun ilgili kurumlardan sorulması ve elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken hatalı gerekçe ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Beraat 30.09.2013 tarihinde özelleştirilen ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin, mühürleme tarihinde Anayasa ve Kanuna dayalı kamusal yetkiyi kullanan bir makam olması nedeniyle, usulüne uygun bir mühürleme işleminin yapılması ve mührün bozulması halinde atılı suçun oluşacağı cihetle; sanığın “... tedaş görevlileri geldi elektriği kestiler ve tutanak tuttular, gidin müracaatınızı yapın abone olun dediler, bende müracaat ettim ve aboneliği üzerimize aldık, o süre içerisinde dükkanda bulunmadım, dükkanın asıl çalıştıranı ...'dir, ben çalışan bir elemanım...” şeklindeki savunması, tanık ...'in “Sanık, benim marketimde çalışandır, benim olmadığım zamanlarda sanık markete bakar, elektrik sayacı mühürlendiğinde ben markette yoktum, olmadığım zaman ... ve ... marketteydi, marketteki malzemelerin bozulmaması için ... kesilen elektriği açıp kullanmaya başlamıştır...” şeklindeki beyanı karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, ...'un tanık sıfatıyla dinlenmesi, suç tarihinde işyeri ve elektrik aboneliğinin kimin adına kayıtlı olduğunun ilgili kurumlardan sorulması ve elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken hatalı gerekçe ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.