Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/5139 K.2016/6207
Özet: (1) Sanığın müşteki adına sahte abonelik sözleşmesi düzenleyerek cep telefonu hattı tahsis ettiği iddia edilen olay; (2) Mahkeme, sanığın imzalarının sahte olduğunu ve ilgili kanun hükümlerine aykırı hareket ettiğini tespit ederek, 29.06.2016’da oybirliğiyle karar vererek hükmü bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel begede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Sanığın, müşteki adına sahte abonelik sözleşmesi ile cep telefonu hattı tahsis ettiği iddia edilen olayda, 15.09.2012 tarihli bilirkişi raporunda anılan sözleşmedeki müşteki ismine atfen atılan imzanın ona ait olmadığının tespit edilmesi, sözleşmelerin sanığın yetkilisi olduğu bayide düzenlenmesi ve sanığın abonelik sözleşmelerinin düzenlenmesinde menfaatinin bulunması, ayrıca sanığın savunmasında sözleşmeyi yanında çalışan ... isimli çalışanı tarafından düzenlendiğini beyan etmesi ancak 02.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda imzaların ...'a ait olmadığının anlaşılması karşısında; sanığın sübut bulan eylemi nedeniyle hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Özel begede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Sanığın, müşteki adına sahte abonelik sözleşmesi ile cep telefonu hattı tahsis ettiği iddia edilen olayda, 15.09.2012 tarihli bilirkişi raporunda anılan sözleşmedeki müşteki ismine atfen atılan imzanın ona ait olmadığının tespit edilmesi, sözleşmelerin sanığın yetkilisi olduğu bayide düzenlenmesi ve sanığın abonelik sözleşmelerinin düzenlenmesinde menfaatinin bulunması, ayrıca sanığın savunmasında sözleşmeyi yanında çalışan ... isimli çalışanı tarafından düzenlendiğini beyan etmesi ancak 02.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda imzaların ...'a ait olmadığının anlaşılması karşısında; sanığın sübut bulan eylemi nedeniyle hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.