Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/5050 K.2016/7954
Özet: Uyuşmazlık, sanığın bir kambiyo senedinde düzenleme tarihini eksik bırakarak özel belgeyi bozma suçunu işleyip işlemediğiyle ilgiliydi; mahkeme, senedin Türk Ticaret Kanunundaki tüm unsurları taşımadığını ve bu nedenle eylemin özel belgeyi bozmak suçu oluşturduğunu kabul etti. Sonuç olarak, sanık 11. Ceza Dairesi tarafından “özel belgeyi bozmak” suçundan mahkum edildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgeyi bozmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere kambiyo senetlerinde yapılan sahtekarlığın resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtekarlık yapılması halinde fiil, özel belgede sahtekarlık suçunu oluşturacaktır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 688. (6102 sayılı Kanunun 776.) maddesinin 6. fıkrası uyarınca senet metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan "tanzim tarihinin” bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı, mahkemece yapılan gözlem ve dosyada mevcut suça konu senet fotokopisinde, senet üzerinde düzenleme tarihinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin TCK'nun 208. maddesi uyarınca özel belgeyi bozmak suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgeyi bozmak suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezası ertelenen hükümlünün, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluklarının uygulanmayacağının gözetilmemesi,
3-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi
SUÇ: Özel belgeyi bozmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere kambiyo senetlerinde yapılan sahtekarlığın resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtekarlık yapılması halinde fiil, özel belgede sahtekarlık suçunu oluşturacaktır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 688. (6102 sayılı Kanunun 776.) maddesinin 6. fıkrası uyarınca senet metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan "tanzim tarihinin” bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı, mahkemece yapılan gözlem ve dosyada mevcut suça konu senet fotokopisinde, senet üzerinde düzenleme tarihinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin TCK'nun 208. maddesi uyarınca özel belgeyi bozmak suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgeyi bozmak suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezası ertelenen hükümlünün, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluklarının uygulanmayacağının gözetilmemesi,
3-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.