Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/4052 K.2016/8509
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: İçtihat Metni 11. Ceza Dairesi 2015/4052 E. ve 2016/8509 K. kararında, sanığın sunduğu sözleşmelerdeki sahtecilik iddiaları ve 08.10.2015 ve 08.12.2016 tarihli kararlarla bağdaşma eksikliği nedeniyle, 5320/1412 CMUK’a göre 08.12.2016’da oybirliğiyle kararı BOZULDU.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Sanığın duruşmada, suça konu kira sözleşmesini katılanın bilgisi dahilinde arkadaşı tarafından katılan adına imzalandığını, kendisinin de bu sözleşmeyi kuruma verdiğini savunması, tanık ...’nin duruşmada, katılan ile samimi olduklarını, katılan yurtdışında olduğu için onun bilgisi dahilinde kiralayan kısmına imza attığını belirtmesi, gerçek kira sözleşmesinde kefil olarak imzası bulunan tanık ...’un duruşmada, kendisine iki adet sözleşme geldiğini, ilkinde kefilliğinin bulunmadığını, ikinci sözleşmede ise kefil olarak imzasının bulunduğunu belirtmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, suça konu sözleşmeler üzerindeki katılana ait imzaların.... ve ... eli ürünü olup olmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırı,
2. 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Sanığın duruşmada, suça konu kira sözleşmesini katılanın bilgisi dahilinde arkadaşı tarafından katılan adına imzalandığını, kendisinin de bu sözleşmeyi kuruma verdiğini savunması, tanık ...’nin duruşmada, katılan ile samimi olduklarını, katılan yurtdışında olduğu için onun bilgisi dahilinde kiralayan kısmına imza attığını belirtmesi, gerçek kira sözleşmesinde kefil olarak imzası bulunan tanık ...’un duruşmada, kendisine iki adet sözleşme geldiğini, ilkinde kefilliğinin bulunmadığını, ikinci sözleşmede ise kefil olarak imzasının bulunduğunu belirtmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, suça konu sözleşmeler üzerindeki katılana ait imzaların.... ve ... eli ürünü olup olmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırı,
2. 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.