Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/3039 K.2017/4023
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların kimlik bilgilerini kullanarak sahte hasılat tutan hisse devri ve şirket kontrolü işlemleriyle 5237 sayılı TCK’nın 204/1‑3, 53/1f c. bendinde yer alan düzenlemeler çerçevesinde resmi belgede sahtecilik işlediği iddiasıdır. (2) Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların mükerrer dava sorunu nedeniyle verilen mahkumiyet kararlarını bozguna uğratarak, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle 5320 sayılı yasanın 8/1 madde uyarınca 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 321 maddeye göre iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Sanıklar hakkında, ... ve ...’un kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle ... Emlak Turizm ve Tic. Ltd. Şti’ni noterde hisse devir senedi ile devralıp ... ve ... adına tescil ettirdikleri ve yine... Emlak Ltd. Şti yetkilisi olarak İsmail Bülent adına Sincan 2. Noterliği’nde imza sirküleri çıkartarak şirket müdür ve ortağı görünen ... adına Kuveytürk Katılım Bankası Demetevler Şubesi’nde hesap açtırmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 204/1-3,43. maddesi uyarınca “zincirleme şekilde kanunen sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında; sanıkların aşamalardaki beyanlarında haklarında aynı konuda Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/190 Esas sayılı dosyasında yargılandıklarını beyan etmeleri, sanık ...’in dosya içerisinde sunduğu 28.07.2013 temyiz dilekçesi ekindeki Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/190 Esas sayılı dosyasına ait olduğu iddia edilen 5 sayfa kararın 120 ve 121 sayfalarında yer alan hüküm kısmında sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin, iş bu dava dosyamızın konusu ile aynı olabileceği anlaşılmakla, temyiz dilekçesine eklenen Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/190 Esas sayılı dava dosyası celbedilerek sanık hakkında mükerrer dava bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre ise;
a) Suçun konusunu oluşturan “hisse devri sözleşmesinin” kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde bulunduğu ve TCK.nın 204/3. maddesinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş; sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Sanıklar hakkında, ... ve ...’un kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle ... Emlak Turizm ve Tic. Ltd. Şti’ni noterde hisse devir senedi ile devralıp ... ve ... adına tescil ettirdikleri ve yine... Emlak Ltd. Şti yetkilisi olarak İsmail Bülent adına Sincan 2. Noterliği’nde imza sirküleri çıkartarak şirket müdür ve ortağı görünen ... adına Kuveytürk Katılım Bankası Demetevler Şubesi’nde hesap açtırmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 204/1-3,43. maddesi uyarınca “zincirleme şekilde kanunen sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında; sanıkların aşamalardaki beyanlarında haklarında aynı konuda Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/190 Esas sayılı dosyasında yargılandıklarını beyan etmeleri, sanık ...’in dosya içerisinde sunduğu 28.07.2013 temyiz dilekçesi ekindeki Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/190 Esas sayılı dosyasına ait olduğu iddia edilen 5 sayfa kararın 120 ve 121 sayfalarında yer alan hüküm kısmında sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin, iş bu dava dosyamızın konusu ile aynı olabileceği anlaşılmakla, temyiz dilekçesine eklenen Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/190 Esas sayılı dava dosyası celbedilerek sanık hakkında mükerrer dava bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre ise;
a) Suçun konusunu oluşturan “hisse devri sözleşmesinin” kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde bulunduğu ve TCK.nın 204/3. maddesinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş; sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.