Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/8051 K.2014/5960
Özet: İddianamede tavsif edilen “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarının, Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine göre Yüksek 15. Ceza Dairesi’nin yetkili olduğu türden bir davada değerlendirilmesi gerektiği hükmüyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Her iki suçtan mahkumiyet
2297 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde “Ceza Dairelerinde, Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde, dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
13.02.2012 gün ve 2012/4308 esas sayılı iddianame ile; sanığın suça konu sahte senetleri icra yoluyla tahsil etmeye çalışması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d ve 204/1. maddelerinde öngörülen "nitelikli dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları tavsif edilerek dava açılmıştır.
Bu itibarla, iddianamedeki tavsife, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi'ne ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Her iki suçtan mahkumiyet
2297 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde “Ceza Dairelerinde, Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde, dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
13.02.2012 gün ve 2012/4308 esas sayılı iddianame ile; sanığın suça konu sahte senetleri icra yoluyla tahsil etmeye çalışması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d ve 204/1. maddelerinde öngörülen "nitelikli dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları tavsif edilerek dava açılmıştır.
Bu itibarla, iddianamedeki tavsife, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi'ne ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.