Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/7997 K.2016/1028
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 2014/7997 e., 2016/1028 k. kararında sanığın sahte imzalarla oluşturduğu bonoda borçlu ve ciranta olarak isimlendirdiği gerçek kişileriyle, TCK 43/2’te öngörülen suç kapsamında birden fazla kişiye aynı suçu işlediği ve 5237 sayılı TCK 53. madde kapsamında yargılama ve infaz aşamasının ihraç edilen Anayasa Mahkemesi kararının gözetilerek mahkumiyet kararı onaylandığını belirterek kararını kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın suça konu bonoda, sahte imzalarla borçlu ve ciranta olarak göstrediği şahısların gerçek kişiler olduğu, bu nedenle yapılan icra takibinin tüm katılanlar hakkında hukuki sonuç doğurduğu anlaşılmakla sanığın bir suç işleme kararı kapsamındaki eylemi ile birden fazla kişiye karşı aynı suçu işlediği, bu haliyle sanığın eyleminin TCK'nun 43/2 maddesi kapsamında kaldığı nazara alınarak kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfi yatin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi taktir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 11.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın suça konu bonoda, sahte imzalarla borçlu ve ciranta olarak göstrediği şahısların gerçek kişiler olduğu, bu nedenle yapılan icra takibinin tüm katılanlar hakkında hukuki sonuç doğurduğu anlaşılmakla sanığın bir suç işleme kararı kapsamındaki eylemi ile birden fazla kişiye karşı aynı suçu işlediği, bu haliyle sanığın eyleminin TCK'nun 43/2 maddesi kapsamında kaldığı nazara alınarak kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfi yatin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi taktir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 11.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.