Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/6237 K.2016/1952
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
1-Sanığın aşamalarda suça konu belgede yer alan müşteki ...'ya ait olan imzayı kendisinin atmadığı, müştekinin bu sözleşmeden haberdar olduğu ve sözleşmeye imza atması gerektiğinin kendisine bildirildiği, Adli Tıp Kurumunda imza incelemesi yapılması gerektiğini savunarak atılı suçlamayı kabul etmemesi, müştekinin imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi, sözleşmenin tarafı olan ... yetkilileri ile sözleşmede imzası bulunan ...'ün beyanlarının alınmamış olması ve yetersiz mukayese belge ile bilirkişi incelemesi yaptırılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından öncelikle ..., sanık ve müştekinin çok sayıda ve suç tarihinden önceki dönemlere ait imzalarını içeren belgeler toplanarak imzanın aidiyeti konusunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, ... yetkilileri ile ...'ün tanık olarak beyanlarının alınmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı,
2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
1-Sanığın aşamalarda suça konu belgede yer alan müşteki ...'ya ait olan imzayı kendisinin atmadığı, müştekinin bu sözleşmeden haberdar olduğu ve sözleşmeye imza atması gerektiğinin kendisine bildirildiği, Adli Tıp Kurumunda imza incelemesi yapılması gerektiğini savunarak atılı suçlamayı kabul etmemesi, müştekinin imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi, sözleşmenin tarafı olan ... yetkilileri ile sözleşmede imzası bulunan ...'ün beyanlarının alınmamış olması ve yetersiz mukayese belge ile bilirkişi incelemesi yaptırılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından öncelikle ..., sanık ve müştekinin çok sayıda ve suç tarihinden önceki dönemlere ait imzalarını içeren belgeler toplanarak imzanın aidiyeti konusunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, ... yetkilileri ile ...'ün tanık olarak beyanlarının alınmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı,
2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.