Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/1245 K.2016/148
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkum edilmesinin temyiz taleplerine ilişkin olup; Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararının yeniden değerlendirilmesi talebiyle ilgili olarak TCK 53. maddesinin uygulanması gerektiği isabetsizliği incelenmiş, ancak delillerin yeterli olduğu sonucuna varılmış ve mahkumiyet kararı onaylanmıştır. Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebinde ise, önceden doğmuş borçlar nedeniyle hileli davranışların dolandırıcılık oluşturmadığı tespit edilmiş, eksik inceleme nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
1) Sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suça konu belge hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi ve kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nun 53. maddesinin uygulanması gerektiği isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı ilamı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı ve katılan vekilinin şikayet dilekçesinde suça konu 20/09/2008 tarihli senedi, 20/05/2008, 10/06/2008 ve 27/06/2008 tarihlerinde fatura edilen borçlara istinaden verildiğini beyan ettiği cihetle, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması bakımından suça konu senedin önceden doğan borçlar nedeni ile verilip verilmediği araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
1) Sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suça konu belge hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi ve kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nun 53. maddesinin uygulanması gerektiği isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı ilamı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı ve katılan vekilinin şikayet dilekçesinde suça konu 20/09/2008 tarihli senedi, 20/05/2008, 10/06/2008 ve 27/06/2008 tarihlerinde fatura edilen borçlara istinaden verildiğini beyan ettiği cihetle, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması bakımından suça konu senedin önceden doğan borçlar nedeni ile verilip verilmediği araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.