Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/5471 K.2013/19477
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 5271 sayılı CMUK’un 232/6. maddesi uyarınca temyiz süresinin tebliğden itibaren başlangıç yapacağı açık aktarılmadığının ve gerekçeli kararın tebliğ edilmediğinin hükmüyle sanık için takdirli para cezasıyla mahkumiyet kararı verirken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 20.02.2007 tarihli 5/46-39 kararına göre; 29.09.2010 dilekçesinin temyiz talebini kabul etmeyince 04.10.2010 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirleyerek temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesine göre REDDİNE karar veri
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Asıl karar: mahkumiyet Ek karar: temyiz talebinin reddi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMUK'nun 232/6. maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; sanığın yüzüne karşı verilen hükümde temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle yasa yolunun usulüne uygun gösterilmediği ve gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği anlaşılmakla, öğrenme üzerine 29.09.2010 tarihli dilekçesinin temyiz istemine yönelik ve süresinde olması nedeniyle 04.10.2010 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık ...'ye 5237 sayılı Yasanın 206. maddesi uyarınca doğrudan takdir ve tayin olunan para cezasının miktar ve nevi itibariyle karar tarihinde yürürlükte bulunan 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK'nun 305/1. maddesine göre temyiz olanağı bulunmadığından, sanığın vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Asıl karar: mahkumiyet Ek karar: temyiz talebinin reddi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMUK'nun 232/6. maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; sanığın yüzüne karşı verilen hükümde temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle yasa yolunun usulüne uygun gösterilmediği ve gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği anlaşılmakla, öğrenme üzerine 29.09.2010 tarihli dilekçesinin temyiz istemine yönelik ve süresinde olması nedeniyle 04.10.2010 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık ...'ye 5237 sayılı Yasanın 206. maddesi uyarınca doğrudan takdir ve tayin olunan para cezasının miktar ve nevi itibariyle karar tarihinde yürürlükte bulunan 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK'nun 305/1. maddesine göre temyiz olanağı bulunmadığından, sanığın vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.