Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/9605 K.2013/13330
Özet: (1) Sanık, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılanmış; (2) Mahkeme, her iki suç için de hapis cezalarını onaylayarak sanığı 2 yıl 6 ay ve 2 yıl 11 ay hapis cezasına çarptı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: a) 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f, 52/2, 53/1, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları uygulanmasına ilişkin.
b) 765 sayılı TCK'nun 342/1, 81/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin.
I-Sanığın, hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine bulunan 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanığın, hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenirken, sanığın adli sicil kaydındaki yerine getirilmiş ilamı nedeniyle 765 sayılı Yasanın uygulanması halinde tekerrür hükümleri uyarınca cezanın arttırılması gerekeceği; 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda ise 5237 sayılı Yasanın tekerrüre ilişkin 58. maddesinin uygulanamayacağı gibi lehe yasanın belirlenmesinde maddi ceza hukukuna ilişkin hükümlerin kendi içinde; infaz yasasına ilişkin hükümlerin kendi içinde değerlendirilmesi gerektiği ve resmi belgede sahtecilik suçunu düzenleyen 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörülmüşken, 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanık lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece lehe yasa değerlendirilmesi sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan alt ve üst sınır ceza içinden 2 yıl 6 ay hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesindeki suç için öngörülen cezanın üst sınırının aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun yaptığı düzenleme gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre tayin olunacak temel ceza miktarı daha az belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesine göre temel cezanın 2 yıl 11 ay hapis olarak tayini ile netice ceza miktarı yönünden 765 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğu kabul edilerek fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: a) 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f, 52/2, 53/1, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları uygulanmasına ilişkin.
b) 765 sayılı TCK'nun 342/1, 81/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin.
I-Sanığın, hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine bulunan 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanığın, hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenirken, sanığın adli sicil kaydındaki yerine getirilmiş ilamı nedeniyle 765 sayılı Yasanın uygulanması halinde tekerrür hükümleri uyarınca cezanın arttırılması gerekeceği; 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda ise 5237 sayılı Yasanın tekerrüre ilişkin 58. maddesinin uygulanamayacağı gibi lehe yasanın belirlenmesinde maddi ceza hukukuna ilişkin hükümlerin kendi içinde; infaz yasasına ilişkin hükümlerin kendi içinde değerlendirilmesi gerektiği ve resmi belgede sahtecilik suçunu düzenleyen 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörülmüşken, 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanık lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece lehe yasa değerlendirilmesi sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan alt ve üst sınır ceza içinden 2 yıl 6 ay hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesindeki suç için öngörülen cezanın üst sınırının aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun yaptığı düzenleme gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre tayin olunacak temel ceza miktarı daha az belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesine göre temel cezanın 2 yıl 11 ay hapis olarak tayini ile netice ceza miktarı yönünden 765 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğu kabul edilerek fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.