Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/9506 K.2012/11382
Özet: Uyuşmazlık, 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura kullanarak gelir vergisi kaybına sebep olduğu iddiaları üzerine açılan vergi kaçakçılığı suçlamalarından oluşmaktadır. Mahkeme, delillerin yetersiz olduğunu belirterek sanığı beraat ettirmiş, temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM: Beraat
2003 takvim yılında sahte fatura kullanılması nedeniyle gelir vergisi kaybına sebebiyet verildiğinin tespit olunması karşısında; suç tarihi 01.04.2004 olacağından, gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin 01.04.2004 olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüş gerekçeli kararda sanığa yüklenen sahte fatura kullanmak suçunu da içerir şekilde vergi kaçakçılığı suçundan beraat hükmü kurulmuş olduğundan tebliğnamedeki 3 no.lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanık müdafinin temyizine göre yapılan incelemede;
30.03.2010 tarihinde yüzüne karşı tefhim olunan hükmü 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 31.05.2010 havale tarihli dilekçe ile temyiz eden sanık müdafinin vaki isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Katılan vekilinin sanık hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece beraat kararı verilirken "sanığın vergi kaçakçılığı suçunu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığından" denilmekle tebliğnamedeki sanık hakkında sahte fatura kullanmak suçundan dava açıldığı halde, sanığın sahte fatura düzenlemek suçundan yazılı şekilde beraatine yönelik hüküm kurulduğu iddiasıyla bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
3-Katılan vekilinin sanık hakkında 2003 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “sahte fatura kullanmak'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK 'nun 102/4,
104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK 'nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 12/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM: Beraat
2003 takvim yılında sahte fatura kullanılması nedeniyle gelir vergisi kaybına sebebiyet verildiğinin tespit olunması karşısında; suç tarihi 01.04.2004 olacağından, gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin 01.04.2004 olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüş gerekçeli kararda sanığa yüklenen sahte fatura kullanmak suçunu da içerir şekilde vergi kaçakçılığı suçundan beraat hükmü kurulmuş olduğundan tebliğnamedeki 3 no.lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanık müdafinin temyizine göre yapılan incelemede;
30.03.2010 tarihinde yüzüne karşı tefhim olunan hükmü 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 31.05.2010 havale tarihli dilekçe ile temyiz eden sanık müdafinin vaki isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Katılan vekilinin sanık hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece beraat kararı verilirken "sanığın vergi kaçakçılığı suçunu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığından" denilmekle tebliğnamedeki sanık hakkında sahte fatura kullanmak suçundan dava açıldığı halde, sanığın sahte fatura düzenlemek suçundan yazılı şekilde beraatine yönelik hüküm kurulduğu iddiasıyla bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
3-Katılan vekilinin sanık hakkında 2003 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “sahte fatura kullanmak'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK 'nun 102/4,
104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK 'nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 12/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.