Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/9489 K.2012/12999
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 09.12.2003 tarihli mahkumiyet hükmünün temyiz edilmesi ve ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde uyarlama talebinin incelenmesiydi; Mahkeme, uyarlama talebini reddederek önceki hükmün aynen infazını kararlaştırdı ve 19.03.2008 tarihli kararın yok hükmünde olduğunu belirleyerek temyiz itirazlarını bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ: 213 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Uyarlama talebinin reddi ile önceki hükmün aynen infazı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından yapılan değerlendirmede hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığı
Sanık hakkında verilen 09.12.2003 tarih ve 2002/101 Esas, 2003/326 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.05.2004 tarih, 2004/4578 Esas ve 2004/4512 Karar sayılı ilamı ile kesinleşmesi üzerine mahkemece 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 1.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi amacıyla evrak üzerinde yapılan uyarlama sonucu verilen ve temyiz yasa yoluna tabi olan 20.06.2005 tarih ve 2005/450 değişik iş sayılı kararının ve 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin değerlendirilmesi sonucu mahkemece verilen 19.03.2008 tarih ve 2008/308 değişik iş sayılı kararın hükümlüye tebliğ edilmediği anlaşılmakla; hükümlü müdafiinin 24.10.2011 tarihli temyiz talebinin 20.06.2005 tarihli karara yönelik ve öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilip, uyarlama sonucu kurulan bu hükmün usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle sonradan verilen 19.03.2008 tarihli kararın yok hükmünde olduğu da belirlenerek yapılan incelemede;
1- 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi hallerinde dosya üzerinde, mahkemece bir değerlendirme yapılarak, suçun unsurlarının tayini takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda ise davaya katılan veya şikayetçiye de haber verilerek duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp ilgili maddenin 3. fıkrası uyarınca da önceki mahkumiyet hükmü ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın, ertelemenin uygulanmaması yönünde takdir hakkı kullanılmak suretiyle yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmesi, yasaya aykırı,
2- 19.03.2008 tarihli karar yok hükmünde olduğundan, 5237 sayılı TCK. nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK. nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 213 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Uyarlama talebinin reddi ile önceki hükmün aynen infazı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından yapılan değerlendirmede hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığı
Sanık hakkında verilen 09.12.2003 tarih ve 2002/101 Esas, 2003/326 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.05.2004 tarih, 2004/4578 Esas ve 2004/4512 Karar sayılı ilamı ile kesinleşmesi üzerine mahkemece 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 1.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi amacıyla evrak üzerinde yapılan uyarlama sonucu verilen ve temyiz yasa yoluna tabi olan 20.06.2005 tarih ve 2005/450 değişik iş sayılı kararının ve 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin değerlendirilmesi sonucu mahkemece verilen 19.03.2008 tarih ve 2008/308 değişik iş sayılı kararın hükümlüye tebliğ edilmediği anlaşılmakla; hükümlü müdafiinin 24.10.2011 tarihli temyiz talebinin 20.06.2005 tarihli karara yönelik ve öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilip, uyarlama sonucu kurulan bu hükmün usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle sonradan verilen 19.03.2008 tarihli kararın yok hükmünde olduğu da belirlenerek yapılan incelemede;
1- 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi hallerinde dosya üzerinde, mahkemece bir değerlendirme yapılarak, suçun unsurlarının tayini takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda ise davaya katılan veya şikayetçiye de haber verilerek duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp ilgili maddenin 3. fıkrası uyarınca da önceki mahkumiyet hükmü ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın, ertelemenin uygulanmaması yönünde takdir hakkı kullanılmak suretiyle yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmesi, yasaya aykırı,
2- 19.03.2008 tarihli karar yok hükmünde olduğundan, 5237 sayılı TCK. nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK. nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.