‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/8893 K.2012/18828

Esas No: 2012/8893 · Karar No: 2012/18828 · Karar Tarihi: 07.11.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların katılan vekilinin “resmi belgede sahtecilik” ve dolandırıcılık suçlarından hüküm giymesiyle ilgili temyiz talepleridir. Mahkeme, zamanaşımının gerçekleşmediğini kabul ederek temyizleri reddetti ve mahkumiyet kararlarını onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

HÜKÜM: Ortadan kaldırma

I-Karaman Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 19.03.1997 gün ve 1994/67 Esas, 1997/21 Karar sayılı hükmünün sanıklar ... müdafii ile ... ve katılan Ziraat Bankası vekilinin tüm sanıklar yönündeki temyizleri üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 02.10.1997 gün ve 7326/8570 sayılı ilamı ile katılan vekilinin temyizini sanık ... dışındaki sanıklarla sınırlandırarak ve sanıklar ... ile ... hakkında katılan ...'ye yönelik dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verildiği, hükümlü ...'nin mahkûmiyetlerine dair mahkemenin anılan kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, sanıklar ... ile ... hakkında dava açılan ve karar verilmesi unutulan diğer eylemleri hakkında takdir ve değerlendirilme amacıyla yapılıp yargılama koşulları ve sonuçlarının farklı bulunması nedeniyle derdest dava ile uyarlama yargılamasının birlikte görülemeyeceği cihetle; hükümlü ... hakkında yeniden verilen kararlar hukuken geçersiz olup yok hükmünde olduğundan anılan hükümlü müdafiinin yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin ise sıfatı bulunmadığından vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Katılan vekilinin sanıklar ... ile ... hakkında katılanlar ... ve ...'ya yönelik “resmi belgede sahtecilik”, katılan ... ve şikayetçi ...'a yönelik "dolandırıcılık" suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda sanıklara yüklenen katılanlar ... ile ...'ya yönelik “resmi belgede sahtecilik” suçunda, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden sayılan “sahte vekaletnameler” düzenlenmesinden ibaret eylemi nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK' nun 342/2. (5237 sayılı TCK' nun 204/1.) maddesine uyan resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğundan bahisle dava açıldığı cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık asli zamanaşımının kesici son işlem olan ilk mahkumiyet kararının verildiği 19.03.1997 tarihinden hüküm tarihine kadar dolduğu anlaşılmakla sonucu itibariyle doğru bulunması nedeniyle bu hükümle birlikte aynı sanıkların katılan ... ve şikayetçi ...'a yönelik yüklenen dolandırıcılık suçlarının cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin zamanaşımının gerçekleşmediğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle yukarıda anılan hükümlerin ONANMASINA,
III-Katılan vekilinin sanıkların şikayetçi ...'a karşı işlenen "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince:
CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, 31.03.1995 günlü iddianame ile sanıkların ele geçirilmeyen ... adına düzenledikleri sahte kimliği hakkında mahkumiyet hükmü kesinleşen ...'ye vererek anılan şahsın hesabındaki parayı çekmek suretiyle dolandırıcılık suçundan dava açıldığı, resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden dava konusu yapılmayan suçtan da karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 07.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?