Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/8670 K.2013/9950
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın, şikayetçi ile uzun süreli ticari ilişkide bulunarak resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin alacak‑borç ilişkisinin varlığı ve miktarı; Mahkemenin sonucu: 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca sanığa 1 yıl 1 ay hapis cezası ve belli haklardan mahrum bırakma kararı verildi, ancak temyiz itirazları nedeniyle karar 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesiyle bozuldu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 204/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay hapis ve 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma
Bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık müdafıinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, şikayetçi ile aralarında 10 yılı aşkın süredir devam eden ticari ilişki bulunduğunu ve açık hesap olarak çalıştıklarını, halen de şikayetçinin kendisine borcunun bulunduğunu savunması karşısında; sanık ile şikayetçi arasında alacak-borç ilişkisi olup olmadığı, varsa miktarının belirlenmesi bakımından şikayetçi ve sanığın defter ve bölgelerinin incelenmesi, alacak-borç ilişkisinin varlığının tespiti halinde sonucuna göre eylemin 765 sayılı TCK'nun 347. maddesi (5237 sayılı TCK'nun 211. maddesi) kapsamında bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde değerlendirilip tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar kararın gerekçe bölümünde denetime olanak verecek şekilde somut olarak gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve uygulamalı karşılaştırma da yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Dairemizin 14.02.2011 gün 2010/8575 E.-2011/886 K. sayılı ilamında belirtildiği ve bozmaya uyulduğu halde suça konu senet aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmaması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 204/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay hapis ve 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma
Bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık müdafıinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, şikayetçi ile aralarında 10 yılı aşkın süredir devam eden ticari ilişki bulunduğunu ve açık hesap olarak çalıştıklarını, halen de şikayetçinin kendisine borcunun bulunduğunu savunması karşısında; sanık ile şikayetçi arasında alacak-borç ilişkisi olup olmadığı, varsa miktarının belirlenmesi bakımından şikayetçi ve sanığın defter ve bölgelerinin incelenmesi, alacak-borç ilişkisinin varlığının tespiti halinde sonucuna göre eylemin 765 sayılı TCK'nun 347. maddesi (5237 sayılı TCK'nun 211. maddesi) kapsamında bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde değerlendirilip tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar kararın gerekçe bölümünde denetime olanak verecek şekilde somut olarak gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve uygulamalı karşılaştırma da yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Dairemizin 14.02.2011 gün 2010/8575 E.-2011/886 K. sayılı ilamında belirtildiği ve bozmaya uyulduğu halde suça konu senet aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmaması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.