Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/7897 K.2012/22159
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet almaya teşebbüs, memurun resmi belgede sahteciliği
**HÜKÜM:** 1-) Sanık ... için: Mahkumiyet
2-)Sanık ... için: Memurun resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyet.
Rüşvet almaya teşebbüs suçundan mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
3-) Sanıklar ... ve ... için: Mahkumiyet
I- Sanık ... hakkında rüşvet almaya teşebbüs suçlarından kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi ve fıkrası uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu, açıklanması geri bırakılan hükümdeki hukuka ayrılıkların bu aşamada temyize konu edilemeyeceği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, istemin itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- Sanıkların "memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan mahkumiyetlerine ilişkin kurulan hükümlere yönelik sanıklar ..., ... müdafilerinin, sanıklar ... ve ... ile katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "memurun resmi belgede sahteciliği" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, ön soruşturmanın başladığı 03.03.1997 tarihi ile soruşturma izni yerine
geçen katılan kurum tarafından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarında bulunulduğu 08.01.1998 tarihleri arasındaki sürede 765 sayılı TCK'nun 107. maddesi gereğince durduğu, bu tarihler arasındaki sürelerin dava zamanaşımı süresinde eklenmesi halinde dahi suç tarihi olarak kabul edilen 15.05.1996 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar ..., ... müdafilerinin, sanıklar ... ve ... ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 20.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Rüşvet almaya teşebbüs, memurun resmi belgede sahteciliği
**HÜKÜM:** 1-) Sanık ... için: Mahkumiyet
2-)Sanık ... için: Memurun resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyet.
Rüşvet almaya teşebbüs suçundan mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
3-) Sanıklar ... ve ... için: Mahkumiyet
I- Sanık ... hakkında rüşvet almaya teşebbüs suçlarından kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi ve fıkrası uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu, açıklanması geri bırakılan hükümdeki hukuka ayrılıkların bu aşamada temyize konu edilemeyeceği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, istemin itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- Sanıkların "memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan mahkumiyetlerine ilişkin kurulan hükümlere yönelik sanıklar ..., ... müdafilerinin, sanıklar ... ve ... ile katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "memurun resmi belgede sahteciliği" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, ön soruşturmanın başladığı 03.03.1997 tarihi ile soruşturma izni yerine
geçen katılan kurum tarafından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarında bulunulduğu 08.01.1998 tarihleri arasındaki sürede 765 sayılı TCK'nun 107. maddesi gereğince durduğu, bu tarihler arasındaki sürelerin dava zamanaşımı süresinde eklenmesi halinde dahi suç tarihi olarak kabul edilen 15.05.1996 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar ..., ... müdafilerinin, sanıklar ... ve ... ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 20.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.