‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/7810 K.2013/11186

Esas No: 2012/7810 · Karar No: 2013/11186 · Karar Tarihi: 03.07.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte fatura düzenleme suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ve tebliğ usulüyle ilgiliydi; Mahkeme, tebliğin usulsüzlüğünü kabul ederek kararın bozulmasını ve 765 sayılı TCK ile 5271 sayılı CMK hükümleri çerçevesinde davanın düşürülmesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek

HÜKÜM: Mahkumiyet

Sanığa yokluğunda verilen hükmün 29.06.2009 tarihinde sorgusunda beyan ettiği adresine Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Adli mercilerce gerçek bir kişiye Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ işlemi yapılabilmesi için;
1- Daha önce kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması,
2-Tebliğ yapıldıktan sonra adresini değiştirdiği halde yenisini tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmemesi,
3-Adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesi gerekmektedir.

Bu koşulların bulunması halinde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

Muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilmesi halinde uygulanacak tebliğ usulü Tebligat Kanununun 35. maddesi değil 21/2. maddesidir. Bu madde uyarınca muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Dosyanın incelenmesinde; dosyada bulunan adres kayıt sistemindeki adresine tebliğ yerine daha önce geçerli bir tebliğat yapılmayan sorgusunda bildirdiği adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebligat usulsüz olup sonradan adres kayıt sistemindeki adrese çıkartılıp usulüne uygun şekilde 01.07.2009 tarihinde tebliğ edilen hükmü 07.07.2009 tarihli temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?