Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/7312 K.2012/18625
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 01.06.2005 tarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5349 sayılı Kanun çerçevesinde uyuşmazlıkta sanık tarafından sunulan delil ve savunmaları değerlendirdikten sonra, suçun sübütü kabul edilerek, herhangi bir azaltıcı ya da artırıcı sebep bulunmadığı tespit edilmiş, ve sanığın lehine gelen kararlar kullanılmadan, muhakeme sürecinde belirlenen yaptırımın mahkumiyet olarak onaylandığı sorumlu görülmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin, eksik inceleme sonucu mahkumiyet hükmü kurulduğuna, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, savunma tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığına, delillerin mahkumiyet hükmü kurulması için yeterli olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, lehe hükümlerin tatbik edilmediğine, ertelememe gerekçesinin yeterli olmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 05.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin, eksik inceleme sonucu mahkumiyet hükmü kurulduğuna, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, savunma tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığına, delillerin mahkumiyet hükmü kurulması için yeterli olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, lehe hükümlerin tatbik edilmediğine, ertelememe gerekçesinin yeterli olmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 05.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.