Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/7155 K.2012/13216
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yargılanmasıdır; mahkeme, hem sahtecilik hem de dolandırıcılık davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kalktığını belirterek her iki hükmü de bozmuştur. Mahkemenin sonucu olarak sanık beraat etmiş ve ilgili kamu davası tamamen düşürülmüş veya iptal edilmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: a) Sahtecilik suçundan; sanığın beraatına dair,
b) Dolandırıcılık suçundan; sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine dair,
1. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırları itibariyle tabi olduğu 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu, aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan gıyabi tevkif müzekkeresinin çıkarıldığı 01.11.2002'den temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, anılan sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: a) Sahtecilik suçundan; sanığın beraatına dair,
b) Dolandırıcılık suçundan; sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine dair,
1. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırları itibariyle tabi olduğu 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu, aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan gıyabi tevkif müzekkeresinin çıkarıldığı 01.11.2002'den temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, anılan sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.