Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/6506 K.2013/11174
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahteciliği ve dolandırıcılık suçlarından dolayı açılan kamu davasıyla ilgili temyiz itirazlarıdır; (2) Mahkeme, sahtecilik delillerinin yetersiz olduğunu, dolandırıcılık suçunun zamanaşımına uğradığını ve sanığın ölüm nedeniyle düşme kararının verilmediğini belirterek tüm temyiz taleplerini reddederek hükmün onanmasını ve dolandırıcılık davasının düşürülmesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Memurun resmi belgede sahteciliği, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: BeraatI- Bozma üzerine, sanıklar ..., ...'a yüklenen memurun resmi belgede sahteciliği, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'e yüklenen dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III-Katılan vekilinin sanık ... hakkındaki temyizine gelince: Sanık ...'ün, UYAP kanalıyla mernis üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, hükümden önce 02.01.2008 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: BeraatI- Bozma üzerine, sanıklar ..., ...'a yüklenen memurun resmi belgede sahteciliği, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'e yüklenen dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III-Katılan vekilinin sanık ... hakkındaki temyizine gelince: Sanık ...'ün, UYAP kanalıyla mernis üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, hükümden önce 02.01.2008 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.