Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/6495 K.2013/3597
Özet: Uyuşmazlık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak suçlarından hüküm giyen sanıkların temyiz itirazları üzerineydi; mahkeme, zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararlarını kabul ederek ilgili beraat ve düşürme kararlarını onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM: Beraat, ortadan kaldırma
I-Sanıklar ..., ...(...), ..., ..., ..., ... haklarında 'dolandırıcılık' suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının yüklenen suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davalarının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen 'resmi belgede sahtecilik' suçunun 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK' nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında 'görevi kötüye kullanmak' suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararlarına ve sanıklar ...(...) ile ... haklarında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
SSK Vakıf Gureba Hastanesi, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastenesi ve İstanbul Bölge Polis Polikliniğinde doktor olarak görev yapan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ve Çapa İşitme Cihazları Merkezi sahipleri olan sanıklar ...(...) ile ... hakkında düzenlenen Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2004 tarih 2004/2988 esas, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2002 tarih 2002/178 esas sayılı iddianameleri ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın soruşturma raporlarında, doktor olan sanıkların hastaları görmeden ve muayene etmeden Çapa İşitme Merkezi sahipleri olan sanıklar tarafından düzenlenerek getirilen, hastalara ikişer adet işitme cihazı verileceğine dair raporları imzalayıp onayladıklarının iddia edildiği anlaşılmakla;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34, 230, 232 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 308/7. maddeleri uyarınca; mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıkların eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği cihetle; hükmün gerekçesinde 'doktor olan sanıkların hastaları görmeden suça konu raporları düzenledikleri ancak eylemleri nedeniyle menfaat temin etmediklerinden görevlerini ihmal ettikleri, sanıklar Feray ve Ahmet'in ise hastalara ikişer adet cihaz yazılmışken birer adet vermek suretiyle kurum zararına haksız menfaat temin ederek atılı suçu işledikleri' değerlendirmesini içeren 13.02.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporuna atıf yapılmasına rağmen sanıklar Feray ve Ahmet yönünden aksi kabule neden olan delillerin tartışılmaksızın gerekçeden yoksun biçimde hüküm kurulması ve yukarıda belirtilen iddia ve soruşturma raporlarına göre tüm sanıkların 'sahte rapor düzenlemek' şeklindeki eylemlerinin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 339/1, 80 (5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43/1.) maddelerinde öngörülen “zincirleme olarak görevli memurun resmi belgede sahteciliği ve bu suça azmettirme” suçunu oluşturacağı, sahtecilik suçunun gerçekleşmesi veya tamamlanması için herhangi bir menfaat temininin gerekmediği ve atılı suç yönünden dava zamanaşımının da gerçekleşmediği gözetilmeden suç vasıflarının tayininde yanılgıya düşülerek, eylemlerin "görevi kötüye kullanmak" ve "memur olmayanın resmi belgede sahteciliği" suçları olarak kabulüyle doktor olan sanıklar yönünden kamu davasının zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürülmesi, diğer sanıklar yönünden ise bahsedilen ilkelere uyulmadan, gerekçeden yoksun olarak beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM: Beraat, ortadan kaldırma
I-Sanıklar ..., ...(...), ..., ..., ..., ... haklarında 'dolandırıcılık' suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının yüklenen suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davalarının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen 'resmi belgede sahtecilik' suçunun 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK' nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında 'görevi kötüye kullanmak' suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararlarına ve sanıklar ...(...) ile ... haklarında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
SSK Vakıf Gureba Hastanesi, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastenesi ve İstanbul Bölge Polis Polikliniğinde doktor olarak görev yapan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ve Çapa İşitme Cihazları Merkezi sahipleri olan sanıklar ...(...) ile ... hakkında düzenlenen Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2004 tarih 2004/2988 esas, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2002 tarih 2002/178 esas sayılı iddianameleri ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın soruşturma raporlarında, doktor olan sanıkların hastaları görmeden ve muayene etmeden Çapa İşitme Merkezi sahipleri olan sanıklar tarafından düzenlenerek getirilen, hastalara ikişer adet işitme cihazı verileceğine dair raporları imzalayıp onayladıklarının iddia edildiği anlaşılmakla;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34, 230, 232 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 308/7. maddeleri uyarınca; mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıkların eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği cihetle; hükmün gerekçesinde 'doktor olan sanıkların hastaları görmeden suça konu raporları düzenledikleri ancak eylemleri nedeniyle menfaat temin etmediklerinden görevlerini ihmal ettikleri, sanıklar Feray ve Ahmet'in ise hastalara ikişer adet cihaz yazılmışken birer adet vermek suretiyle kurum zararına haksız menfaat temin ederek atılı suçu işledikleri' değerlendirmesini içeren 13.02.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporuna atıf yapılmasına rağmen sanıklar Feray ve Ahmet yönünden aksi kabule neden olan delillerin tartışılmaksızın gerekçeden yoksun biçimde hüküm kurulması ve yukarıda belirtilen iddia ve soruşturma raporlarına göre tüm sanıkların 'sahte rapor düzenlemek' şeklindeki eylemlerinin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 339/1, 80 (5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43/1.) maddelerinde öngörülen “zincirleme olarak görevli memurun resmi belgede sahteciliği ve bu suça azmettirme” suçunu oluşturacağı, sahtecilik suçunun gerçekleşmesi veya tamamlanması için herhangi bir menfaat temininin gerekmediği ve atılı suç yönünden dava zamanaşımının da gerçekleşmediği gözetilmeden suç vasıflarının tayininde yanılgıya düşülerek, eylemlerin "görevi kötüye kullanmak" ve "memur olmayanın resmi belgede sahteciliği" suçları olarak kabulüyle doktor olan sanıklar yönünden kamu davasının zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürülmesi, diğer sanıklar yönünden ise bahsedilen ilkelere uyulmadan, gerekçeden yoksun olarak beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.