Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/507 K.2012/11208
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın resmi belge düzenlenmesi sırasında kimliğine dair yalan beyanda bulunması ve bu nedenle adli para cezası ile cezalandırılması konusundaki temyiz talepleridir. (2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesi uyarınca sanığa 1.800 TL adli para cezası vererek ve temyiz itirazlarını reddederek kararı kesinleştirmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesi sırasında kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak.
HÜKÜM: Esas Karar:5237 sayılı TCK'nun 206. mad. uyarınca 1.800 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
RET kararı: Sanık hakkında kurulan hükmün, kesin hüküm sınırlarında kaldığından, temyiz isteminin reddine dair.
1-) Sanığın temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.09.2006 gün ve 197/192 sayılı kararında da açıklandığı üzere; sanığa "görevli memura yalan beyanda bulunmak" suçundan doğrudan takdir ve tayin olunan 1.800 TL adli para cezasının hüküm tarihindeki yasal düzenlemeye göre belirlenen miktar ve nevi itibariyle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 21.07.2004 gün ve 5219 sayılı Kanunla değişik, 1412 sayılı CMUY.nın 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından sanığın, suç vasfına yönelmeyen temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, 2-) Cumhuriyet savcısının temyizine gelince;
Cumhuriyet savcısının 19.11.2007 tarihli temyizinin suç vasfına yönelik olması nedeniyle 20.11.2007 tarih ve 2007/86-1078 sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bir başka suç nedeniyle yakalandığında isminin ... olduğunu söyleyerek görümcesinin kimlik bilgilerini vermek suretiyle bir kısım soruşturma evrakının bu isme göre düzenlemesine sebebiyet veren sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 268. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 267. maddesindeki iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesi sırasında kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak.
HÜKÜM: Esas Karar:5237 sayılı TCK'nun 206. mad. uyarınca 1.800 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
RET kararı: Sanık hakkında kurulan hükmün, kesin hüküm sınırlarında kaldığından, temyiz isteminin reddine dair.
1-) Sanığın temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.09.2006 gün ve 197/192 sayılı kararında da açıklandığı üzere; sanığa "görevli memura yalan beyanda bulunmak" suçundan doğrudan takdir ve tayin olunan 1.800 TL adli para cezasının hüküm tarihindeki yasal düzenlemeye göre belirlenen miktar ve nevi itibariyle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 21.07.2004 gün ve 5219 sayılı Kanunla değişik, 1412 sayılı CMUY.nın 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından sanığın, suç vasfına yönelmeyen temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, 2-) Cumhuriyet savcısının temyizine gelince;
Cumhuriyet savcısının 19.11.2007 tarihli temyizinin suç vasfına yönelik olması nedeniyle 20.11.2007 tarih ve 2007/86-1078 sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bir başka suç nedeniyle yakalandığında isminin ... olduğunu söyleyerek görümcesinin kimlik bilgilerini vermek suretiyle bir kısım soruşturma evrakının bu isme göre düzenlemesine sebebiyet veren sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 268. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 267. maddesindeki iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.