Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/4961 K.2012/6401
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
**HÜKÜM:** 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 765 sayılı TCK.nun 80, 5237 sayılı TCK.nun 54. maddelerine göre 21 ay hapis cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sahte faturaların zoralımına,
(Sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın kabul edilmesi üzerine 15.07.2010 tarihli ek karar ile 21 ay hapis cezası ertelendi)
I-Sanık ...'ya Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca, yapılan tebliğ işlemi usulüne uygun değil ise de, anılan Yasanın 32. maddesinde belirtildiği üzere, “tebliğ usule aykırı yapılmış olsa bile, muhatabın öğrenmesiyle geçerli” olacağından, 01.12.2010 tarihinde cezaevine alındığında 5275 sayılı Yasanın 20/4. maddesi gereğince hükümden haberdar olan sanığın, hükmü yasal süresinden sonra 05.01.2011 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık ... Oğuz'a Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca, yapılan tebliğ işlemi usulüne uygun değil ise de, anılan Yasanın 32. maddesinde belirtildiği üzere, “tebliğ usule aykırı yapılmış olsa bile, muhatabın öğrenmesiyle geçerli” olacağından, 01.12.2010 tarihinde cezaevine alındığında 5275 sayılı Yasanın 20/4. maddesi gereğince hükümden haberdar olan sanığın, 01.02.2011 tarihli temyiz istemi yasal süresinden sonra vaki olmakla, sonucu itibariyle isabetli bulunan temyiz isteminin reddine ilişkin 14.02.2011 gün, 2009/1614 Esas, 2010/619 Karar sayılı ek kararın ONANMASINA,
III-Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara
yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en son suçun işlendiği 15.05.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı Yasanın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
**HÜKÜM:** 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 765 sayılı TCK.nun 80, 5237 sayılı TCK.nun 54. maddelerine göre 21 ay hapis cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sahte faturaların zoralımına,
(Sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın kabul edilmesi üzerine 15.07.2010 tarihli ek karar ile 21 ay hapis cezası ertelendi)
I-Sanık ...'ya Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca, yapılan tebliğ işlemi usulüne uygun değil ise de, anılan Yasanın 32. maddesinde belirtildiği üzere, “tebliğ usule aykırı yapılmış olsa bile, muhatabın öğrenmesiyle geçerli” olacağından, 01.12.2010 tarihinde cezaevine alındığında 5275 sayılı Yasanın 20/4. maddesi gereğince hükümden haberdar olan sanığın, hükmü yasal süresinden sonra 05.01.2011 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık ... Oğuz'a Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca, yapılan tebliğ işlemi usulüne uygun değil ise de, anılan Yasanın 32. maddesinde belirtildiği üzere, “tebliğ usule aykırı yapılmış olsa bile, muhatabın öğrenmesiyle geçerli” olacağından, 01.12.2010 tarihinde cezaevine alındığında 5275 sayılı Yasanın 20/4. maddesi gereğince hükümden haberdar olan sanığın, 01.02.2011 tarihli temyiz istemi yasal süresinden sonra vaki olmakla, sonucu itibariyle isabetli bulunan temyiz isteminin reddine ilişkin 14.02.2011 gün, 2009/1614 Esas, 2010/619 Karar sayılı ek kararın ONANMASINA,
III-Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara
yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en son suçun işlendiği 15.05.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı Yasanın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.