Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/4178 K.2012/7257
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Şehadetnamede sahtecilik
**HÜKÜM:** Beraat
Sanığın, haklarında tefrik kararı ile dosyaları ayrılan diğer sanıklarla birlikte motorlu taşıtlar vergi borcu olan iki adet aracı, 31.03.2004 tarihli sahte "motorlu taşıtların satış ve devrine ilişkin ilişik kesme belgesi"ne dayanarak noterde satış sözleşmesi yapmak suretiyle satışını yaptığının iddia ve kabul olunması karşısında; bu haliyle noter satış sözleşmesinin geçerliliğini muhafaza etmesi nedeniyle sahteliğinden söz edilemeyeceği de göz önüne alınarak sanığın sahte “motorlu taşıtların satış ve devrine ilişkin ilişik kesme belgesi” düzenlemek ve kullanmak şeklinde gerçekleşen eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 356. maddesinde öngörülen “şehadetnamede sahtecilik” suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen değişen vasfına göre "şehadetnamede sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçların işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Şehadetnamede sahtecilik
**HÜKÜM:** Beraat
Sanığın, haklarında tefrik kararı ile dosyaları ayrılan diğer sanıklarla birlikte motorlu taşıtlar vergi borcu olan iki adet aracı, 31.03.2004 tarihli sahte "motorlu taşıtların satış ve devrine ilişkin ilişik kesme belgesi"ne dayanarak noterde satış sözleşmesi yapmak suretiyle satışını yaptığının iddia ve kabul olunması karşısında; bu haliyle noter satış sözleşmesinin geçerliliğini muhafaza etmesi nedeniyle sahteliğinden söz edilemeyeceği de göz önüne alınarak sanığın sahte “motorlu taşıtların satış ve devrine ilişkin ilişik kesme belgesi” düzenlemek ve kullanmak şeklinde gerçekleşen eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 356. maddesinde öngörülen “şehadetnamede sahtecilik” suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen değişen vasfına göre "şehadetnamede sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçların işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.