Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/7244 K.2012/13188
Özet: (1) Sanığın, sahte motorlu taşıtlar satış veya devrine ait ilişik kesme belgesi düzenleyerek “şahadetnamede sahtecilik” suçunu işlediği iddiası; (2) Mahkeme, 25.12.2008 tarihli mahkumiyet kararının tebliğ usulü nedeniyle geçersiz olduğunu, süresinde yapılan temyiz talebini kabul ederek ve zamanaşımı gerekçesiyle sanığın suçundan dolayı mahkumiyetin iptal edilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Şahadetnamede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın yokluğunda verilen 25.12.2008 tarihli mahkumiyet hükmünün, Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmaması nedeniyle geçersiz olduğundan, öğrenme üzerine yapılan eski hale getirme ve temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Sanığın vergi borcu olan otomobil için, 10.01.2002 tarihli sahte motorlu taşıtlar satış veya devrine ait ilişik kesme belgesini temin ederek 29.01.2002 günü İstanbul 25. Noterliğinde “araç kat’i satış sözleşmesi” yapılmasına sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında; bu haliyle noter satış sözleşmesinin geçerliliğini muhafaza etmesi nedeniyle sahteliğinden sözedilemeyeceği de gözönüne alınarak sanığın sahte “motorlu taşıtların satış veya devrine ait ilişik kesme belgesi” düzenlemek şeklinde gerçekleşen eyleminin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 356. maddesinde öngörülen “şahadetnamede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilerek yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "şahadetnamede sahtecilik" suçunun tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, 29.01.2002 olan suç tarihinden iddianamenin tanzim edildiği 04.04.2007 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Şahadetnamede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın yokluğunda verilen 25.12.2008 tarihli mahkumiyet hükmünün, Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmaması nedeniyle geçersiz olduğundan, öğrenme üzerine yapılan eski hale getirme ve temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Sanığın vergi borcu olan otomobil için, 10.01.2002 tarihli sahte motorlu taşıtlar satış veya devrine ait ilişik kesme belgesini temin ederek 29.01.2002 günü İstanbul 25. Noterliğinde “araç kat’i satış sözleşmesi” yapılmasına sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında; bu haliyle noter satış sözleşmesinin geçerliliğini muhafaza etmesi nedeniyle sahteliğinden sözedilemeyeceği de gözönüne alınarak sanığın sahte “motorlu taşıtların satış veya devrine ait ilişik kesme belgesi” düzenlemek şeklinde gerçekleşen eyleminin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 356. maddesinde öngörülen “şahadetnamede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilerek yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "şahadetnamede sahtecilik" suçunun tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, 29.01.2002 olan suç tarihinden iddianamenin tanzim edildiği 04.04.2007 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.