Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/4041 K.2013/10956
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 2006 ve 2007 yıllarında sahte fatura düzenlemesiyle ilgili olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b-1 maddesi ve TCK’nın 43. maddesine göre suç işlediği iddiasıdır; mahkeme, toplanan delillerin incelenmesinden sonra sanığın bu suçtan sorumlu olduğunu kabul ederek 22 ay 15 gün hapis cezası verdi. Mahkemenin kararının temyiz itirazları nedeniyle bozulmasına karar verildi ve hüküm 5320 sayılı Kanun uyarınca iptal edildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: Sanığın 2006 ve 2007 yılları için ayrı ayrı 2 kez 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 maddesi, TCK.nun 43. maddesi gereğince 22 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına
Mahkemenin toplanan delilleri, vergi tekniği raporlarını, sanığın savunmasını ve tüm dosya kapsamını hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre değerlendirerek sanığa yüklenen suçun sabit olduğuna dair kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında yüklenen "sahte fatura düzenlemek" fiili nedeniyle bir zararın bulunup bulunmadığı ve bu zararın ödenip ödenmediği katılan kurumdan sorulup araştırılmadan, erteleme ve hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.12.2006 gün ve 301/296 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kazanılmış hakka konu olamayacağından hapis cezasına mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: Sanığın 2006 ve 2007 yılları için ayrı ayrı 2 kez 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 maddesi, TCK.nun 43. maddesi gereğince 22 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına
Mahkemenin toplanan delilleri, vergi tekniği raporlarını, sanığın savunmasını ve tüm dosya kapsamını hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre değerlendirerek sanığa yüklenen suçun sabit olduğuna dair kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında yüklenen "sahte fatura düzenlemek" fiili nedeniyle bir zararın bulunup bulunmadığı ve bu zararın ödenip ödenmediği katılan kurumdan sorulup araştırılmadan, erteleme ve hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.12.2006 gün ve 301/296 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kazanılmış hakka konu olamayacağından hapis cezasına mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.