Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/28185 K.2013/15522
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 09.10.2009 tarihli iddianamede ruhsatsız yapılan inşaatın 20.05.2002 yapı tatil tutanağında mühürlenerek durdurulmasına rağmen devam edildiğini iddia eden sanığı, yapı tatil zaptında mühürleme ibaresinin bulunmadığını, 17.10.1988 zapt ile mühürlendiğini belirterek, ışık da yasal unsurların oluşmadığını kabul ederek, ayrı temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararını ONANMASI ile 28.10.2013 günü oybirliğiyle başlatmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Beraat
09.10.2009 tarihli iddianame ile sanığın ruhsatsız yaptığı inşaatın 20.05.2002 tarihli yapı tatil tutanağı ile mühürlenerek durdurulmasına rağmen inşaata devam ettiğinin 16.01.2009 günü tespit edildiğinin iddia olunması, dosya içinde bulunan 20.05.2002 tarihli yapı tatil zaptında inşaatın mühürlendiğine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, mühürleme işleminin 17.10.1988 tarihli yapı tatil zaptıyla yapılmış olması karşısında; yargılamaya konu iddianamede mühürlemenin yapıldığı ilk tutanaktan bahsedilmediği ve mahkemenin de dava konusu eylemle sınırlı olarak yargılama yapabileceği gözetildiğinde sonucu itibariyle beraat kararı doğru bulunduğundan tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Beraat
09.10.2009 tarihli iddianame ile sanığın ruhsatsız yaptığı inşaatın 20.05.2002 tarihli yapı tatil tutanağı ile mühürlenerek durdurulmasına rağmen inşaata devam ettiğinin 16.01.2009 günü tespit edildiğinin iddia olunması, dosya içinde bulunan 20.05.2002 tarihli yapı tatil zaptında inşaatın mühürlendiğine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, mühürleme işleminin 17.10.1988 tarihli yapı tatil zaptıyla yapılmış olması karşısında; yargılamaya konu iddianamede mühürlemenin yapıldığı ilk tutanaktan bahsedilmediği ve mahkemenin de dava konusu eylemle sınırlı olarak yargılama yapabileceği gözetildiğinde sonucu itibariyle beraat kararı doğru bulunduğundan tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.