Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/26263 K.2012/21871
Özet: Uyuşmazlık, 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan sanık hakkında açılan kamu davasının mükerrer olup olmadığı ve zamanaşımı uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, davanın mükerrer olduğunu kabul ederek, zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulayarak sanığın mahkumiyet kararını bozup dava sürecini düşürmeyi kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura kullanmak ve düzenlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Birleştirilen Aliağa Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/805 E. Ve 2009/330 K. Sayılı dosyasının incelenmesinde, sanık hakkında Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2008 tarihli iddianamesi ile ayrıca "2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçundan açılan kamu davası hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1- Katılan vekilinin mükerrer dava nedeniyle verilen red kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde:
Mahkemenin davaların aynı olduğu gerekçesi ile verdiği red kararının "2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak" suçuna ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında aynı eylemle Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 13.08.2008 günlü iddianame ve Aliağa Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/651 esas nolu dosyasında Hacasanlar Tur. ... Ltd. şirketiyle ilgili olarak 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçundan açılmış dava olup, eldeki davanın mükerrer olduğu mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyizinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık müdafii ve katılan vekilinin mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura kullanmak ve düzenlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Birleştirilen Aliağa Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/805 E. Ve 2009/330 K. Sayılı dosyasının incelenmesinde, sanık hakkında Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2008 tarihli iddianamesi ile ayrıca "2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçundan açılan kamu davası hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1- Katılan vekilinin mükerrer dava nedeniyle verilen red kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde:
Mahkemenin davaların aynı olduğu gerekçesi ile verdiği red kararının "2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak" suçuna ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında aynı eylemle Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 13.08.2008 günlü iddianame ve Aliağa Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/651 esas nolu dosyasında Hacasanlar Tur. ... Ltd. şirketiyle ilgili olarak 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçundan açılmış dava olup, eldeki davanın mükerrer olduğu mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyizinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık müdafii ve katılan vekilinin mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.