Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/25755 K.2014/6590
Özet: (1) Mahkeme, sanığın dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılamaya açılmasına rağmen, ilgili kanunlarda belirtilen sürelerin dolduğu ve cezaların uygulanabilirliğinin sona erdiği gerekçesiyle bu davaları düşürmeye karar verdi. (2) Sonuç olarak, mahkeme 07.04.2014 tarihli oybirliği kararıyla her iki suç için açılan kamu davalarını iptal etti.
MAHKEMESİ: Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Her iki suçtan mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.10.2007 gün ve 2011/11-455 Esas 2012/200 sayılı ilamında açıklandığı üzere her ne kadar 'resmi belgede sahtecilik' suçu yönünden bozmaya direnilmesine karar verilmiş ise de, Dairemizin 18.12.2006 gün ve 6978-10422 sayılı bozma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda işlem yapılıp, tartışılması gereken hususlar tartışıldıktan sonra hüküm kurulduğu anlaşılmakla, kurulan hükmün direnme niteliğinde olmayıp eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm niteliğinde bulunduğu cihetle yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘dolandırıcılık’ suçu yönünden, suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2; 'resmi belgede sahtecilik' suçu yönünden ise, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 07.07.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında 'dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan açılan kamu davasının ise 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Her iki suçtan mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.10.2007 gün ve 2011/11-455 Esas 2012/200 sayılı ilamında açıklandığı üzere her ne kadar 'resmi belgede sahtecilik' suçu yönünden bozmaya direnilmesine karar verilmiş ise de, Dairemizin 18.12.2006 gün ve 6978-10422 sayılı bozma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda işlem yapılıp, tartışılması gereken hususlar tartışıldıktan sonra hüküm kurulduğu anlaşılmakla, kurulan hükmün direnme niteliğinde olmayıp eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm niteliğinde bulunduğu cihetle yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘dolandırıcılık’ suçu yönünden, suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2; 'resmi belgede sahtecilik' suçu yönünden ise, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 07.07.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında 'dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan açılan kamu davasının ise 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.