Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/25045 K.2012/19981
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın plakada sahtecilik suçunu işleyerek mahkum edilmesi üzerine, 765 sayılı Türk Ceza Kanununa göre dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği ve bu nedenle hükümün geçerliliğinin tartışılmasıdır. (2) Mahkeme, sanığın 14.11.2005 tarihli mahkumiyet kararından itibaren geçen süreyle ilgili olarak asli dava zamanaşımı süresinin dolduğunu kabul ederek, kamu davasını düşürerek hükmün iptalini ve yeniden yargılama gerektirmeyen şekilde kararı bozma kararını 21.11.2012’de oybirliğiyle verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Plakada sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sahte plaka düzenleyip kullanmak eyleminin 16.01.2004 olan suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCY.nın 333; suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın 204/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde yazılı olan 5 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanık hakkında mahkumiyet hükmünün tesis edildiği 14.11.2005 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,
Yasaya aykırı ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “plakada sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, sanık hakkında mahkumiyet hükmünün tesis edildiği 14.11.2005 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Plakada sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sahte plaka düzenleyip kullanmak eyleminin 16.01.2004 olan suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCY.nın 333; suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın 204/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde yazılı olan 5 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanık hakkında mahkumiyet hükmünün tesis edildiği 14.11.2005 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,
Yasaya aykırı ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “plakada sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, sanık hakkında mahkumiyet hükmünün tesis edildiği 14.11.2005 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.