Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/24077 K.2014/3368
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Kısmen bozma
Uyuşmazlık
Katılan vekili nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen düşme kararına, sanık müdafii ve katılan vekili ise resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı temyiz başvurularında bulunmuştur.
Kaynak pasajlar (2)
- 1- Katılan vekilinin "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen “düşme” kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
- 2- Katılan vekili ve sanık müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan “mahkumiyet” hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Gerekçe
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik suçunun sanık lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesi uyarınca tabi olduğu olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden itibaren gerçekleştiğini tespit etmiştir. Bu nedenle mahkumiyet hükmünün bozulması ve zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi gerektiğine karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (1)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.10.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Sonuç
Katılan ve sanık müdafii, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin hükümlere karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden zamanaşımının dolduğunu belirleyerek mahkumiyet hükmünü bozmuş ve davanın düşürülmesine karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (4)
- 1- Katılan vekilinin "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen “düşme” kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz tirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
- 2- Katılan vekili ve sanık müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan “mahkumiyet” hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.10.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Dayanak
5237 sayılı TCK m. 75252 sayılı TCK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 9765 sayılı TCK m. 102/4765 sayılı TCK m. 104/25237 sayılı TCK m. 204/15237 sayılı TCK m. 66/1-e5237 sayılı TCK m. 67/45320 sayılı Yasa m. 8/11412 sayılı CMUK m. 3215320 sayılı Yasa m. 3225271 sayılı CMK m. 223/8
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Dolandırıcılık suçundan; düşme
Resmi belgede sahtecilik suçundan; mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılı suç tarihinin nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, katılan kuruma verilen son fatura tarihi olan 25.10.2001, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden son reçete tarihi olan 04.10.2001 şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1- Katılan vekilinin "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen “düşme” kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz tirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Katılan vekili ve sanık müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan “mahkumiyet” hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.10.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Dolandırıcılık suçundan; düşme
Resmi belgede sahtecilik suçundan; mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılı suç tarihinin nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, katılan kuruma verilen son fatura tarihi olan 25.10.2001, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden son reçete tarihi olan 04.10.2001 şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1- Katılan vekilinin "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen “düşme” kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz tirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Katılan vekili ve sanık müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan “mahkumiyet” hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.10.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.