Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/236 K.2012/13681
Özet: Sanık, sahte vergi levhası basmak suretiyle sahtecilik suçunun zımni birleşiminde davanın zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8 maddesi uyarınca temyizine “düşürülmesine” karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Değişen suç vasfına göre şahadetnamede sahtecilik
HÜKÜM: CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine ilişkin
Sanığın kredi kartı almak için başvurusunda bankaya ibraz ettiği sahte vergi levhasının şahadetname niteliğinde olduğu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 356. maddesine uyan suçu oluşturduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen değişen suç vasfına göre “şahadetnamede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının 27.05.2003 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 11.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Değişen suç vasfına göre şahadetnamede sahtecilik
HÜKÜM: CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine ilişkin
Sanığın kredi kartı almak için başvurusunda bankaya ibraz ettiği sahte vergi levhasının şahadetname niteliğinde olduğu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 356. maddesine uyan suçu oluşturduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen değişen suç vasfına göre “şahadetnamede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının 27.05.2003 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 11.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.